Akıncı: “Cenevre Zirvesinin Haziran ayında toplanmasını ve sonuca götürecek paket yaklaşımı önerdik; makul karşılık görmedik”


18 Mayıs 2017

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cenevre zirvesinin haziran ayında önkoşulsuz toplanması ve sonuca götürecek paket yaklaşım önerisinde bulunduklarını ancak makul bir karşılık göremediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, mayıs ayının Kıbrıs müzakereleri kapsamındaki planlanmış son görüşmesi için dün bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dünkü liderler görüşmesi sonrasında, Cumhurbaşkanlığı’nda basına açıklama yaptı ve soruları yanıtladı.
Müzakerelerin iki yıldan beri devam ettiğini anımsatan Akıncı, BM Genel Sekreteri’nin “benzeri olmayan ilerleme” dediği bir noktaya gelindiğini, Kıbrıs Türk tarafının amacının bu noktaya gelmiş olan bir süreci başarıyla hedefe vardırmak olduğunu belirtti.
Gelinen noktada Cenevre Konferansı’nın yeniden toplanabilmesi adına somut bir tarih olarak haziran ayını önerdiklerini söyleyen Akıncı, temmuz ayının potansiyel tehlikeler içerdiğini, dolayısıyla haziran ayını önerdiklerini belirtti.
Akıncı, Rum tarafında seçim sürecinin başladığını, doğal takvimin işlediğini ve geçen zamanın değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Akıncı, “Eğer haziran ayı konusunda bugün (dün) bir mutabakat sağlanabilseydi, o zaman o güne kadarki dönemde buradaki toplantılarda Cenevre’ye hazırlık yapabilirdik. Ama böyle bir karar çıkmadı, böyle bir uzlaşma çıkmadı” dedi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, dünkü toplantıda izlenen yöntemle ilgili de öneride bulunduklarını açıkladı.
Gelinen noktada tek tek konuları ele alarak onun etrafında dolanarak bir yere varmanın mümkün olmadığının ortaya çıktığını dile getiren Akıncı, sadece liderler değil müzakereciler düzeyinde de bu şekilde yol alınamadığını, dolayısıyla bir paket yaklaşımının sonuca götürebileceğini belirtti.
Tüm konuların birlikte sonuçlanabileceği bir metot önerdiklerini söyleyen Akıncı, “Eğer çözüm istiyorsak bundan başka bir alternatif kalmadı. Öteki yöntemler hep denendi” dedi.
Ortaya koydukları yeni yaklaşımı Anastasiadis’in daha önce denenmiş bir yöntem olarak değerlendirmesini anlayamadığını söyleyen Akıncı, “Bu denenmiş ve başarısız olmuş bir yöntem değildir, yeni bir yaklaşımdır. Önerimiz 14 Şubat 2014 anlaşmasının, bütün başlıkların birbiriyle ilişkili ele alınmasıyla ilgili temel prensibine tamamıyla uygundur. Rum lider bugün (dün) masaya yapıcı ve yaratıcı öneri değil, maalesef ön şartlar koydu. Yapıcı ve yaratıcı öneri diyerek masaya kabulü mümkün olmayan ön şartlar koymak, süreci çözüme ve sonuca götürmez” dedi.
Toplantıda Kıbrıs’ın ortak zenginliği olan hidrokarbon yatakları konusunda da öneri sunduklarını belirten Akıncı, bu araştırmaların ve kazının tek taraflı olarak sürdürülmesinin yeni gerginlikleri tetikleyebileceğini vurguladı.
Akıncı, yaklaşımlarının makul bir karşılık görmediğini de belirtti.
Müzakerecilerin önceki günkü görüşmesine de değinen Akıncı, 9 saat süren toplantıya AB Komisyonu Yapısal Reformları Destekleme Ofisi Sorumlusu Maarten Verwey’in de katıldığını belirterek, şunları ekledi:
“Eşdeğer muamele konusunda, AB perspektifi üzerinde değerlendirme yapıldı. AB’nin yaklaşımı bazı konuların politik karar istediği, ama birçok konunun AB müktesebatına uygun bir şekilde halledilebileceği yönünde. O konu Rum tarafının yarattığı şamata kadar büyük bir konu değil, AB bu konunun o düzeyde sorunlu olmadığını ortaya koydu.”

E-Bültenimize kayıt olun