Akıncı: “Doğal kaynakları barışçı iş birliği modelleri ile değerlendirmek, yapılacak en doğru iştir”

Dün akşam KKTC’ye günübirlik ziyaret için gelen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile baş başa ve heyetler arası görüşme geçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Cumhurbaşkanlığı’ndaki heyetler arası görüşmenin tamamlanmasının ardından ortak basın açıklaması yapıldı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ortak basın açıklamasında yaptığı konuşmasında, “Ülkemizin her alanda gelişebilmesi için dünyadan haksız biçimde izole edilen Kıbrıslı Türklerin Türkiye’nin desteğine ihtiyacı olduğu açıktır” ifadelerini kullandı. Akıncı, Erdoğan’ın başkanlığındaki yeni dönemde de ülkeler arasındaki iş birliği ortamının daha da gelişeceğine inanç belirtti.
“Türkiye’nin son yıllarda belirgin biçimde başarı elde ettiği alanlardan biri olarak enerji konusundaki uluslararası derinliğe sahip projeleri ve hamleleri saymak gerekir” diyen Akıncı, Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan Anadolu topraklarının bugün, başta bu iki kıta olmak üzere tüm dünya için bir iş birliği kavşağına dönüştüğünü dile getirdi.
“Son olarak geçtiğimiz ay Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin açılışıyla yeni bir aşamaya gelen bu vizyon sayesinde doğal zenginliklerin çatışma değil işbirliği vesilesi yapılabileceği, tüm dünyaya gösterilmiş oldu” diyen Akıncı, kendisinin de hazır bulunduğu projenin Eskişehir’deki açılış töreninde belirttiği gibi doğal kaynakları çatışma ve gerilim nedenine dönüştürmek yerine, barışçı iş birliği modelleri ile değerlendirmenin, yapılacak en doğru iş olduğunu tekrarladı.

Kıbrıs adası açıklarında ve Doğu Akdeniz’de bulunan hidrokarbon yataklarının değerlendirilmesinde de bu türden bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu dile getiren Akıncı “Ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bugüne kadar bunun tam tersine hidrokarbon kaynaklarını bir gerilim unsuru haline getirmeyi tercih etmiştir” dedi.
Akıncı konuşmasına şöyle devam etti:
“Daha önce de sıkça dile getirdiğim gibi, Kıbrıs dâhil Doğu Akdeniz’deki doğal gaz zenginliklerini birleştirerek en makul güzergâh olan Türkiye üzerinden Avrupa’ya nakletmek, sadece ekonomik aklın gereğini yerine getirmek anlamına gelmeyecek; aynı zamanda bölgede geniş bir barış ve işbirliği alanı yaratacaktır.

Ne yazık ki Rum yönetimi Kıbrıslı Türklerin doğal kaynaklardaki haklarını görmezden gelen, paylaşımcılıktan ve iş birliği ruhundan uzak bir tutumda ısrar etmektedir. KKTC olarak, Türkiye’nin de desteğiyle Doğu Akdeniz’deki haklarımızdan vazgeçmemiz söz konusu değildir. Temennim, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin yanlışından bir an önce dönmesi ve ortak zenginlikleri ortak bir geleceğin kurulmasına fırsat yaratacak bir vizyon genişliğine kavuşmasıdır.”
Cumhurbaşkanı Akıncı konuşmasında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin, Kıbrıs’ta tarafların nabzını yoklaması için geçici misyonla yaptığı görevlendirmeyi de değerlendirdi.
“Bu atamayı sonu gelmez yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak görmemek gerekir” diyen Akıncı daha önce de açıkladığı gibi Kıbrıs Türk tarafının artık sonu gelmez bir müzakere sürecinin parçası olmayacağını tekrarladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuşmasında geçmişte her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında durduklarını ve durmaya devam edeceklerini söyleyerek, Kıbrıs’a Türkiye’den ulaştırılan ve Ada’nın en büyük ihtiyacı olan hayat suyunun, Kıbrıs Türklerinin hem stratejik hem de ekonomik alanda güçlenmesi yönelik bir adım olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Akıncı’yla birçok önemli konuyu görüştüklerini, Kıbrıs konusunun geldiği aşama hakkında durum değerlendirmesinde bulunduklarını, çalışma yemeğindeyse Başbakan Erhürman ve hükümet temsilcileriyle bir araya gelme fırsatı bulduğunu ifade eden Erdoğan, Kıbrıs’ın milli dava olduğunu, adil ve kalıcı bir çözümün ise amaç olduğunu belirtti.
Son 50 yılda Türk tarafının bir çözüme ulaşılması için tüm çabayı ortaya koyduğunu 1 yıl önceki konferansın sonuçsuz kalmasıyla bu çabaların sona erdiğini anlatan Erdoğan, Kıbrıslı Rumların kendisini Ada’nın tek hâkimi gördüğünü ve Kıbrıslı Türklerle ortaklık kurmaya ve siyasi gücü paylaşma niyeti olmadığını, geçen 1 yıllık sürede bu durumun değişmediğinin görüldüğünü vurguladı.
Kıbrıslı Rumların, Türklerle ortak bir gelecek kurma planları olmadığından artık kimsenin şüphe duymaması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin, Kıbrıslı Türklerin çözümsüzlüğün mağduru olmasına ve Kıbrıslı Rum devletinde azınlık haline gelmesine izin vermeyeceğini söyledi.
Doğu Akdeniz’de istikrarın gelişmesine katkı sağlayacak bir çözüme özellikle çaba ve katkı sağlamaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, bu süreçten bağımsız olarak geçmişte olduğu gibi gelecekte de Kıbrıslı Türklerin yanında olacaklarını ifade etti.