Dört mevsim içinizi ısıtan ada: Kıbrıs

Kübra KORKMAZ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitmeyi düşünüyorsanız, birkaç dakikanızı ayırın deniz, kum, güneş ve tarih dolu bir yolculuğa çıkaralım sizi…

Yakıcı güneşi, tuzlu denizi, eğlenceli gece hayatı ve kumarhaneleriyle ünlü yavru vatan Kıbrıs’a İstanbul’dan ortalama bir saatlik uçuş ile ulaşmanız mümkün. Ayrıca Ankara, İzmir, Adana, Trabzon, Bursa, Hatay, Gaziantep ve Antalya’dan direkt uçuşlar mevcut. Uçak yolculuğunu tercih etmeyenler için Mersin’den 2,5 saat süren gemi yolculuğu ile ulaşım sağlanabilir.

Kıbrıs denilince aklınıza hemen kumarhaneler gelmesin. Keşfedilmeyi bekleyen o kadar çok sokak, plaj, tarihi yer hatta çarşı-pazar var ki, yola koyulduğunuzda kumarhane aklınıza bile gelmiyor.

Beşparmak Dağları’yla çevrili bu güzel ada dört mevsim güneş aldığı için yaz sezonu oldukça uzun. Birbirinden güzel plajlarıyla farklı seçenekler sunan yavru vatanın birçok noktasından denize girmek mümkün.

 

TSK’NIN ADIM ATTIĞI İLK YER

 

Girne ile Alsancak arasındaki bölgede kalan Yavuz Çıkarma Plajı, Kıbrıs Barış Harekatı başladığında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adaya ilk adım attığı sahil.

 

 

 

 

 

 

Restoran, bar ve kulübü olan bu plaj, ücretli olmasına rağmen yaz aylarında turistlerin gözde mekanlarından.

 

 

 

EŞSİZ GÜZELLİK: ZAFER BURNU

Kıbrıs haritasını gözünüzün önüne getirin. En uç noktasını anımsamışsınızdır. Rotamızı şimdi Kıbrıs’ın en uç noktasına, Zafer Burnu’na çevirelim. Kesinlikle görmeniz gereken Zafer Burnu, adanın en temiz ve bakir plajına sahip. Sapsarı kumu, muazzam manzarası yetmiyormuş gibi sizi bir de küçük bir sürpriz bekliyor: haritada görünmeyen iki küçük kaya parçası. Ana karadan ayrı bu iki kaya denizin üzerinde süzülürken size hafızanızdan silemeyeceğiniz şahane bir manzara sunuyor.

 

 

 

ŞEHRİN ORTASINDA SINIR KAPISI

Lefkoşa’nın tarihi surlariçi bölgesi içinde bulunan Bandabulya çarşısını gezerken karşınıza birden sınır kapısı çıkıveriyor. Çarşının içinden yürürken Lokmacı Kapısı’ndan geçiyorsunuz yaklaşık 50 metrelik gümrüklü alanı geçtikten sonra Rum kesiminde çarşı kaldığı yerden devam ediyor.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne geçmek isteyen Türk vatandaşları Atina’daki Kıbrıs Rum Elçiliğinden vize alması gerekiyor.

Eğer vizeniz yok ise resmi olarak iki toplumu ayıran bu kapının etrafında bulunan kafelerden birinde oturabilir, Kıbrıs kahvenizi yudumlarken Güney Kıbrıs’ı izleyebilirsiniz.

 

 

HELLİM PEYNİRİNİ BİR DE KIBRIS’TA TADIN

Yavru vatanda alışveriş yapmaktan büyük keyif alacaksınız. Mahalleler arasında kaybolurken 50 yılı aşkın süredir zamana meydan okuyan dükkanları dolaşmak size küçük bir nostalji yaşatacak. Altın ve gümüş dükkanlarının yoğunlukta olmasının yanı sıra seramik, ipek, eşarplardan oluşan koleksiyonlar karar vermenizi oldukça zorlaştıracak.

 

 

 

 

 

Türkiye’de olduğu gibi Lefkoşa, Mağusa ve Girne’de de halk pazarları kuruluyor. Sebze, meyve, kıyafet ve hediyelik eşya satılan bu pazarlarda ev yapımı yerel peynirler özellikle hellim peyniri oldukça meşhur.

 

 

 

 

 

 

Geçmişe biraz merakınız varsa gotik mimari yapısıyla eski adı ST. Nicholos Katedrali olan Lala Mustafa Paşa Cami sizi etkisi altına alacak. Osmanlı imparatorluğunun 1571 yılında Kıbrıs’ı ele geçirmesiyle beraber cami olarak değiştirilmiştir. Geçmişte birçok kral ve kraliçenin taç giydiği şehrin en önemli anıtı ve simgesi.

 

 

 

Kıbrıs’a kadar gelip Karaoğlanoğlu Müzesi ve Şehitliği’ni ziyaret etmeden dönmek olmaz.

Havalimanına adını veren Yüzbaşı Fehmi Ercan ve Binbaşı İbrahim Karaoğlanoğlu’nun karargah olarak kullandıkları ev şimdilerde müze ve şehitlik olarak faaliyet gösteriyor. Kıbrıs Barış Harekatı’nda kullanılan savaş araçlarının sergilendiği açık hava müzesi yakın geçmişe kısa bir yolculuk yapmanızı sağlayacak……..

 

KAYNAK: “EN SON HABER”