Olgun ve Ertuğ: “Müzakereler toplumsal düzeyden kurucu devletlerin eşit statüleri zemine taşınmalı”

Kıbrıs müzakere süreçlerinde görüşmecilik yapan M. Ergün Olgun ve Osman Ertuğ,  ileriki dönemde Kıbrıs Rum tarafıyla yapılabilecek herhangi bir temas veya görüşmenin, eşitlik prensibini pratik ve kurumsal düzeye taşıyacak nitelikte olması, müzakerelerin toplumsal düzeyden  kurucu devletlerin  eşit statüleri zemine taşınması gerektiğini vurguladılar.
Olgun ve Ertuğ, toplumlar düzeyinde yapılabilecek herhangi yeni bir egzersizin, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da herhangi bir sonuç vermeyeceğini belirttiler.
Eski görüşmeciler Ertuğ ve Olgun yaptıkları ortak yazılı açıklamada, 50 yıldır bir uzlaşı noktasına ulaşmadan devam eden görüşmeler sürecinin tecrübeyle kanıtlanan başarısızlığı; bu süreç içerisinde Kıbrıs Rum tarafının yeni ve eşitlik temelinde bir ortaklığa dayalı, adil ve sürdürülebilir bir uzlaşıya varmak istemeyişinin, görüşmeleri hakimiyetlerini tüm adaya yaymak amacıyla statükonun devamı için bir araç olarak kullanmaktaki ısrarının uzlaşıya ulaşılamamasında belirleyici rol oynadığını vurguladılar.
Açıklamada, ileriki dönemde Kıbrıs Rum tarafıyla yapılabilecek herhangi bir temas veya görüşmenin, eşitlik prensibini kavramsal düzeyden pratik ve kurumsal düzeye taşıyacak nitelikte olması, geçmiş süreçlerdeki başarısızlık nedenleri göz önünde bulundurularak bu noktadan sonra müzakerelerin  “toplumsal” düzeyden, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarının kurucu devletlerinin (Founding States) eşit statüleri zeminine taşınması gerektiği vurgulandı.
Toplumlar düzeyinde yapılabilecek herhangi yeni bir egzersizin, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da herhangi bir sonuç vermeyeceği ifade dilen açıklamada,  “Çünkü 1963’te silah zoruyla hükümet statüsünü gasp etmiş bulunan Kıbrıs Rum tarafının bu konumda olduğu sürece Kıbrıs Türk tarafıyla eşitlik temelinde yeni bir ortaklıkta yetki paylaşımına gitme ihtiyacı olmayacağı ortadadır. Bunun günümüzdeki en açık kanıtı, Kıbrıs Rum tarafının halkımıza karşı on yıllardır uyguladığı izolasyon ve kısıtlamalar yanında, Güney Kıbrıs açıklarında sürdürmekte olduğu tek yanlı hidrokarbon faaliyetleridir” denildi.
Rum tarafının, niyetinin değiştiğinin  göstergesi olarak bundan sonra yapılacak herhangi bir anlamlı temas ve görüşme öncesinde siyasi eşitliğe gerçek anlamda  saygı gösterdiğini kanıtlaması gerektiği dile getirilen ortak açıklamada, bunun için de Kıbrıs Türk tarafı üzerindeki sınırlamaları kaldıracak adımlar atmasının şart olduğu, bunun yanı sıra önümüzdeki dönemde olası temaslara  gölge düşüreceği aşikar olan tek yanlı hidrokarbon girişimleri konusunda mal sahipleri olarak herhangi bir kapsamlı görüşme öncesinde nasıl hareket edilebileceğine dair ortak karar alınmasının esas olduğu ifade edildi.