Unuttuğumuz Kıbrıs

Kübra Tokuş

Yeni Şafak gazetesi

100 yıldır çözülemeyen Kıbrıs sorunu, Türkiye’nin dış politikası dahilinde sadece siyasetçileri ve politikacıları değil Türk halkını da yakından ilgilendiren bir öneme sahip.

1

Yavruvatan Kıbrıs, hatırlanmayı ve tanınmayı bekliyor.

İngiltere’nin Kıbrıs’ı ilhakıyla başlayan, daha sonra kronik bir sorun haline gelen Kıbrıs meselesi 100 yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Son yıllarda adada yaşayan Türk ve Rum kesimi arasında yaşanan kültürel ve siyasi çatışmalar ise sorunu kronikleşen sorunu çözümden uzaklaştırıyor. Türkiye’nin dış politikasını derinden etkileyen ‘Yavru vatan’ Kuzey Kıbrıs ülkenin herhangi bir illinden farksız. Yaşam şartları, para birimi dili ve birçok özelliği ile Türkiye’nin güneyinden bir parça olan Kuzey Kıbrıs sahip çıkılmayı bekliyor.
Kıbrıs Barış Hareketi

Türkiye açısından yavru vatan Kuzey Kıbrıs’ın önemi büyük. Türk milletinin kenetlendiği zaferlerden biri olan Barış Harekatı 1974’de kurulan ve iki ucun birlikteliğini temsil eden MSP-CHP koalisyonunun önemli sınavlarından biri oldu. 20 Temmuz sabahı Türk Paraşütçüleri, Lefkoşa yakınlarına inerek Girne’ye çıkartma yapan birliklerle buluşacaklardı. 21 Temmuz sabahı birleşen birlikler hava, deniz ve karadan gerçekleştirilen müşterek harekat sonucu Rumları kısa sürede bastırdı. Fakat çevreye dağılan Rum çeteleri, bu sefer Türk köylerine daha sert tacizlerde bulunmaya başladı. 20 Temmuz sabahı ilk gelen geminin adı Yavuz olduğu için sahile ‘Yavuz Çıkarma Sahili’ adı verildi.

Her metrekaresi şehit olan Kıbrıs

Barış Harekatı sırasında aralarında 50. Piyade Alay Komutanı Albay H.İbrahim Karaoğlanoğlu ile Pilot Binbaşı Fehmi Ercan’ında bulunduğu 498 Türk askeri şehit oldu. Kahraman askerler 50. Piyade Alay Komutanı Albay Karaoğlanoğlu ile Pilot Binbaşı Ercan’ın şehit düştüğü ev ile askeri araç ve silahlar açık hava müzesinde sergileniyor.
2

50. Piyade Alay Komutanı Albay Karaoğlanoğlu ile Pilot Binbaşı Ercan’ın şehit düştüğü ev ile askeri araç ve silahlar açık hava müzesinde sergileniyor.

Türkler 1570’de adaya geldi

MS 115’den 177’ye kadar Yahudilerin çoğunlukta yaşadığı yer olan adada, Romalıların yönetime geçmesi ile büyük Yahudi katliamları yapıldı. 1570-71 yıllarına yani ada yönetiminin Osmanlı devletine geçişine kadar Yahudiler adaya giriş yapamadılar.

Türkler Kıbrıs’a 1570 yılında geldiler. Öncesinde Venedik ve İtalyanlar vardı. İkinci Selim (Sarı Selim) paşaların baharda Kıbrıs’ın alınmasını emretti. Piyale paşa Larnaka’dan çıkarma yaparak Lefkoşa’ya kadar geldi. Yerli Rumlar Venediklilere karşı ayaklanıp Osmanlı’dan yana oldular. 9 Eylül 1570’de Lefkoşa ele geçirildi. Venedik ordusu teslim oldu. Desteğinden dolayı yerli Rumlara ait kiliseler vergilerden muaf tutuldu. İkinci Selim’in talebi üzerine Konya Karaman’dan yoğunlukta olmak üzere her meslekten çok sayıda Türk nüfusu Kıbrıs’a kaydırıldı. 307 yıl süren yönetim sonrası 93 Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşının Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilgisiyle sonuçlanması üzerine Ayastefanos anlaşması imzalandı. 4 Haziran 1878’de Kıbrıs İngilizlere kiralandı. Adada halen yaşamakta olan Arap Katolikler, Koruçam köyünde ikamet ediyorlar ve adadan ayrılmayı kabul etmiyorlar.

3

Boğaz Şehitliği, 287 Türk Silahlı Kuvvetleri askeri ve 26 Kıbrıslı Türk askerin olmak üzere toplam 313 şehit bulunuyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle İngilizler İsrail’e Kıbrıs’ı yurt edinme teklifinde bulundu ancak İsrail bu teklifi geri çevirdi. Tekliften haberdar olan Yunanistan, EOKA isimli örgütü kurdu.

Kısaca EOKA Örgütü

1950’li yılların başlarında Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması için Georgios Grivas liderliğinde kurulan EOKA terör örgütü ile ada halkı büyük mücadeleler verdi. Barış Harekatı esnasında 71 asker şehit oldu. Bunlardan biri Albay Halil İbrahim Karaoğlan’dı. Zafer sonrası Kıbrıs’a girişteki ilk yerleşim yerine Karaoğlan yapılan havalimanına da Şehit Ercan adı verildi. Örgütün asıl amacı tüm Yahudi ve Türkleri tamamen adadan çıkarmak oldu.

Yavruvatan Kıbrıs’ın bir diğer önemi ise topraklarında birçok şehidin bulunması. 1974 Barış Harekatı sırasında şehit olanların yanı sıra İslamiyetin yayılmasının başlangıç dönemleri de dahil bir çok dönemden bir çok isim Kıbrıs’ta şehit oldu.

İslam’ın ilk donanmaları
Hz.Osman zamanında, Suriye valisi Muaviye’nin emri ile Suriye sahillerinde ilk İslam donanması meydana getirildi. Suriye sahil şehirlerinde meydana getirilen Müslüman donanmasının ilk hedefi Kıbrıs oldu. Gerek ticari ve gerekse stratejik bakımdan büyük bir önem taşıyan Kıbrıs’a 649 yılında ilk sefer yapıldı.

Girne’nin doğusunda, Çatalköy’ün kıyısında, volkanik bir kaya kütlesinin üzerinde bulunan mekan Hz. Ömer adına bir makam türbesidir. Tekkenin içerisinde yedi şehit yatmaktadır. İslam’ın ilk donanmaları Kıbrıs’ta şehit olmuştur.
4

İslamın ilk şehit donanma kuvvetleri Hz. Ömer makamında yatmaktadır.
Donanma, Kıbrıs’a görevli olarak geldi. Bizanslılardan korunmak amacıyla çıktıkları kıyıda, yedi arkadaş türbenin güney doğusundaki bir mağaraya saklandıysa da Bizanslılar yerini saptayarak baskın düzenlediler. Mağaranın içinde yer alan çatışmada Ömer’le arkadaşları şehit edildi. İki yıl sonra cesetleri hiç bozulmamış olarak bulunup aynı yere gömüldüler.
5

İslam’ın ilk 7 Donanma şehidi Hazreti Ömer türbesi içerisinde bulunuyor.
Barbarlık Müzesi
4 Aralık 1963’te başlayan olayları takip eden, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda görevli Binbaşı Nihat İlhan’ın evinin EOKA’ya bağlı Rum çetecileri tarafından basılmasıyla aile fertleri katledildi. Annenin tuvalette üç küçük çocuğun ise küvette katledildiği ev olaydan sonra müzeleştirildi ve 1 Ocak 1966 tarihinde ziyarete açıldı. Bugün aynı acı tazeliğini koruyor.

6

Küvet içerisinde katledilen çocukların kan izleri hala duruyor.

307 yıl süren Osmanlı yönetiminin izleri
Osmanlı medreselerinin bulunduğu ve Katedralden çevirilen nadir camilerden biri olan Lala Paşa Cami, tarihi Gazi Mağusa’nın Kıbrıs’ın özel mekanlarından. Önceden Aziz Nikolas Katedrali olan Lala Paşa Cami, KKTC’nin en büyük iki camisinden birisi. 1571 tarihinde Kıbrıs Fatihi olarak anılan katedral’den çevirilen camiye Lala Paşa adı verildi.
7

Gazi Mağusa’da bulunan ve katedralden çevirilen nadir camilerden biri olan Lala Paşa cami