“Yıldönümünde Güç ve Umut”

 

Yayın Organı : Magyar Idök
Yayın Tarihi : 18 Kasım 2017
Ülke : Macaristan

Yazar : Sitkei Levente
Çeviri Şekli : Geniş Özet

Görsel Kaynak : Magyar Idök
 

            “Sadece Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti görkemli uçak gösterileri ve askeri geçit töreniyle kuruluşunun 34. yıldönümünü kutladı. Adanın kuzeyindeki taraf hala dışlanmakta. Bu ülkeyi bir tek Ankara tanıyor.

           Kasım ortasında bu Akdeniz adasında güneş parıldıyor. Tarih boyunca herkesin elde etmek istediği Kıbrıs Adası, bugün de aynı sorunla mücadele ediyor. Sparta askerleri Kıbrıs’a aşık oldu ve oraya taşındı (köpükler içinde doğan Afrodit’in onuruna). Hıristiyanlar aşık oldu Kıbrıs’a, muhteşem kiliseler inşa ettiler, kültürlerini buraya taşıdılar (‘qutremer’alanına). Önce Osmanlı İmparatorluğu aşık oldu Ada’ya. Daha sonra İngilizler aşık oldu, buraya askeri üslerini kurdu. Bugün de seviyorlar Ada’yı Amerika, Rusya, İsrail, bazı Arap ülkeleri, doğalgaz arayan İtalyanlar, meraklı Fransızlar, her şekilde atlamaya hazır Çin. Rumlar ve Türkler ise zaten seviyor, çünkü onların vatanı.

           KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu Kıbrıs’ta çıkarların çatıştığını, durumun değişmesi için bir imkan şimdilik bulunmadığını, çünkü uluslararası örgütlerin Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Rum Hükümetini tanıdığını, her türlü diplomatik önceliğin Rumların elinde olduğunu, iki tarafın da durumunun düzeltilmesi için Türklere taviz vermeyeceklerini, bunun çıkarlarına uymadığını düşünüyor.

           KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ziyaretçileri farklı bir binada kabul ediyor. İngiltere geçmişine atıfta bulunurcasına girişte iki aslan (heykeli) bekliyor. Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz ilkbaharda Crans-Montana’daki görüşmelerden çok umutlu olduğunu fakat son anda her şeyin suya düştüğünü, Rum komşularıyla bir anlaşmanın doğması için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, ancak karşı tarafın bunu kabul etmediğini, Türk tarafında tek bir asker bile kalmasını istemediklerini, görüşme yapmaya isteklerinin bulunmadığını ifade etti. Ayrıca iki taraf arasında güven sözkonusu olmadığından güvenlik konularının çok büyük önem teşkil ettiğini, sınırı geçen Türklerin çoğu zaman saldırıya uğradığını söylediklerini, Rum makamlarının herhangi  bir önlem almadığını, ancak müzakerelerin başarısız olmasına rağmen hayatın devam ettiğini, ekonomilerini güçlendirmek, Kuzey Kıbrıs’a ait on altı üniversiteyi daha da yükseklere taşımak ve turizmi geliştirmek gerektiğini düşünüyor. Rum tarafıyla işbirliği olsa, tüm bunları daha kolay yapabileceklerini ama buna şimdilik olanak bulunmadığını da ekliyor.

           Magyar İdök’ün sorusu üzerine Mustafa Akıncı İsviçre’deki görüşmeler hakkında, ‘bir liste yapsam, anlaşmayı isteyenler arasında bir numarada Kıbrıslı Türkler yer alır, ikinci sırada Türkiye gelir. Yunanistan’ı da olumsuz etkilemeyecek ama gerçekleşmesi için hiçbir şey yapmıyor. Son sırada ise Kıbrıs Rum tarafı bulunuyor, çünkü şimdiki durum onlar için uygun’ diyor. İngilizler ise ne destekleyici ne de engelleyici bir adım atmış görüşmelerde. Onlar için iki askeri üssün olduğu gibi kalması yeterli görünüyor, müzakerelerde bu konuya değinilmemiş bile.

           Kıbrıs’ta iki toplum arasında ateşkes anlaşması var. 1974 yılında Türklerin askeri müdahalesinden bu yana bir zamanlar Kıbrıs’ın Monte Carlo’su Maraş şehrinin boş olması bölünmüşlüğü açıkça gösteriyor. 43 yıldır boş duran binalar ateşkes sınırında kilometreler boyunca dizilmişler. Bir zamanlar oradan taşınmak zorunda kalan şehir sakinleri ise doğanın evlerini geri alışını her gün izliyor. Akıncı bir konuşmasında bir ölünün yanında yaşamak istemediğini söylemişti. Oysa şimdilik bu ölüyü kaldırmaları için hiçbir umut yok gibi görünüyor.”