Çavuşoğlu, çözüm sonrasında da Garantiler ve Türk askerinin kalmasından söz etti 

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rum “Fileleftheros” gazetesine verdiği röportajda, Kıbrıs sorununun çözümünden sonra garantilerin muhafaza edilmesi ve Türk askerinin kalması gerektiği şeklindeki görüşünü dile getirdi.
Gazete, Ankara’nın, çözümden sonra da Türk askerinin kalması ve garantilerin muhafaza edilmesi şeklindeki görüşünün sabit olduğunu, Çavuşoğlu’nun bunu net şekilde dile getirdiğini yazdı.
Çavuşoğlu’nun, mülakat sırasında, mevcut Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nın, Ada’nın gelecekteki istikrarının garanti altına alınması amacıyla güçlü bir çerçeve sağladığını desteklemek adına geçmişe ve olanlara da değindiğini yazan gazete, Çavuşoğlu’nun ayrıca Kıbrıslı Türklerin büyük bir çoğunluğunun, Türk garantileri olmadan bir anlaşmayı kabul etmeyeceği şeklinde görüşünü ortaya koyduğunu belirtti.
Habere göre Çavuşoğlu, Kıbrıs’taki iki ana vatan arasındaki dış dengenin korunması amacıyla Türk ve Yunan vatandaşlarının eşit muamele görmesinin gerekli olduğunu ifade etti.
Çavuşoğlu, mülakatı sırasında ayrıca Türkiye’nin, çözümden sonra, ana vatan olmayı durdurmayacağını, garantiler sistemi içerisinde Ada’nın güvenliğini desteklemeye devam edeceğini söyledi.
TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 1960 ortaklık ilişkisi devleti yasallaştıran anlaşmalarda 5 tarafın bulunduğunu, sonuç olarak, Ada’da yeni durumun gerçekleştirilmesi için ortak sorumluluğa sahip olduklarını ifade etti.
Ada’nın iki tarafının şu anda yapması gereken şeyin, üç garantörün katılımıyla, bütünlüklü bir çözümü tamamlamak için tatmin edici bir ilerleme sağlamaları olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Ada’da, adil ve kalıcı bir çözüm sağlanması için mümkün olan her şeyi yaptığını da vurguladı.
Çavuşoğlu, 2008 yılından bu yana, mevcut süreç başladığı zaman, çeşitli Kıbrıs Türk liderliklerinin çözüme yönelik siyasi iradelerini koruduğunu; farklı siyasi temelden olan, son on yıldaki, üç Kıbrıslı Türk liderin, müzakerelerin başarıyla sonuçlanması için aynı kararlılığı gösterdiğini ifade etti.
Rum eski Dışişleri Bakanı Rolandis’in on yıl önce, Kıbrıs Rum tarafının ret ettiği önerilerin uzun bir listesini yayımladığını anımsatan Çavuşoğlu, 1958’te Macmillan Planı, 1964’te Acheson Planı, 1975’te iki toplumlu anayasa, 1983’te Perez de Cuellar Belgesi, 1992’de Gali Fikirler Dizisi ve 2004 yılında Annan Planı’nın ret edilmesinin bunlardan bazıları olduğunu da belirtti.
Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’nin desteğiyle, adil, kalıcı ve bütünlüklü bir çözüm için çalıştığını, Türkiye’nin, Kıbrıslı Türkler gibi Kıbrıs’ta bir çözümü samimi bir şekilde arzuladığını belirten Çavuşoğlu, arzularının ortak olduğunu, yeni bir ortaklık ilişkisine yönelik olarak iyi niyetle çalışmaya devam edeceklerini de söyledi.
Çavuşoğlu, bugünkü mevcut durumun(statükonun) her iki taraf için de kabul edilemez olduğunu, yeni ve refah bir Kıbrıs’ın, tüm müdahil taraflarca memnuniyetle karşılanacağına inandığını belirtti.
Kıbrıs Rum tarafınca siyasi irade eksikliğinin hala daha var olmasına şaşırdıklarını, fırsat pencerelerinin çabuk kapanmakta olduğunu, 50 yıllık müzakerelerin ardından bunun ise son fırsatları olduğunu belirten Çavuşoğlu, bütünlüklü bir çözümün, kazan-kazan (karşılıklı kazanç) durumu olacağını söyledi.