Akar: “Türkiye’nin garantörlüğünü hafifletmeye çalışmak beyhude bir gayrettir”

Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Türkiye’nin garantörlüğünü, çeşitli söylemlerle hafifletmeye, saptırmaya çalışmanın hiçbir anlamı yok. Bu beyhude bir gayrettir” dedi.

Kıbrıs’ın Türkler tarafından fethinin 448’inci, KKTC Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşunun (TMT) 61’inci, KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 43’üncü yıl dönümünde 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı nedeniyle Ankara’da resepsiyon verildi.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, resepsiyonda yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) 45 yıl önce Barış Harekatı’nı icra ederken olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türklerinin yanında olduğunu, hak ve menfaatlerini koruma konusunda kararlılıkla hareket ettiğini söyledi.

Bugüne kadar hem Türkiye hem de KKTC’nin her fırsatta barış ve istikrardan yana olduğunu gösterdiğini belirten Akar, “Söylemlerimiz ve yaptıklarımızla her zaman barışı ve istikrarı destekledik. Ülkemiz, bölgemiz ve KKTC ile birlikte tüm ada için barış ve istikrar adına yapılması gerekenleri teklif ettik, bunlar üzerinde çalıştık. Burada üzerimize düşenleri yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Akar, KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon çalışmalarıyla ilgili ortak bir komite kurulması teklifinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından kabul edilmediğini hatırlatarak, “Türkiye, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta deniz yetki alanlarının, eşit egemen haklarının korunması ve kaynakların adil paylaşımının tüm kıyıdaş devletlerin mutabakatıyla belirlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu gerçekten somut ve mantıklı bir yaklaşım fakat bunun anlaşılmasında bazı güçlükler çekiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğünün önemini vurgulayan Akar, “Türkiye’nin garantörlüğünü, çeşitli söylemlerle ve tanımlamalarla hafifletmeye, saptırmaya çalışmanın hiçbir anlamı yok. Bu beyhude bir gayrettir. Türkiye, Kıbrıs adasında garantördür ve bu hakkını dün olduğu gibi bugün de en etkin şekilde kullanacaktır. Hem KKTC’nin verdiği hem de ülkemizin sahip olduğu deniz yetki alanlarındaki faaliyetlerimiz aksaksız, aralıksız, planlandığı şekilde devam ediyor ve devam edecek. Bu bizim uluslararası hukuktan olan hakkımız, milli hakkımız… Bu olayın yönünü şeklini değiştirmeye hiç kimsenin hakkı yok. Bunların yerine getirilmesi için de çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” diye konuştu.