Akıncı: “Kıbrıs’ta bir çözümün zamanı gelmiştir ve 50 yıldır süren müzakereler bir yere bağlanmalıdır”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta çözümün zamanının geldiğini ve 50 yıldır süren müzakerelerin artık bir yere bağlanması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, temaslarda bulunmak üzere KKTC’ye gelen Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu kabul etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı ile Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Akıncı ilk önce heyetler arası görüştüklerini, daha sonra Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı’nın da katılıp, ardından muhalefet parti başkanlarıyla süreci değerlendirdiklerini anlatan Akıncı, son dönemlerde Meclis’teki partilerle ve Türkiye’deki yetkililerle iyi bir diyaloğun oluştuğunu aktardı.
Son gelinen aşamada, aynı noktada buluşulduğunu kaydeden Akıncı, artık Kıbrıs’ta çözüm vaktinin geldiğini ve 50 yıldır süren müzakerelerin bir yere bağlanmasının şart olduğunu söyledi.

Buna karşılık ön koşullarla bir sürecin ilerletilmesini mümkün olmadığını kaydeden Akıncı, son müzakerelere Rum tarafının ön koşulla geldiğini ve bugün hâlâ aynı noktada bulunduğunu anlattı.

Akıncı, 49 yıldan bu yana ilk defa 5’li konferans toplandığını fakat toptancı yaklaşımlarla “Sıfır asker sıfır güvenlik” denilmesi halinde konuşulacak bir şey kalmayacağını bildirdi.
Rum tarafınca sergilenen tavrın, 11 Şubat 2014 mutabakatına ve Cenevre deklarasyonuna da aykırı olduğunu kaydeden Akıncı, bunun çözüm odaklı da olmadığını ifade etti.
11 Şubat 2014 belgesinin, 6 başlığın tümünün ilintili konuşulmasını öngördüğünü belirten Akıncı, Türk tarafının bu anlayışa hep sadık kaldığını, bugün bir kez daha KKTC ve TC’nin ayı noktada olduğunun saptandığını ifade etti.
Akıncı, “Biz Cenevre’ye ön koşulsuz gitmeyi her konuyu görüşmeye hazırız. Tüm başlıkları ile. Ama ‘Filan başlığı öne çıkaralım, önce güvenlik ve garantileri halledelim, toprağı bitirelim, sonra diğer 4 başlığa bakarız’ demek mutabakatlara aykırıdır ve bizi bir sonuca götürmez” ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreteri Guterres’in davetine ve Rum liderle 4 Haziran’da New York’ta bir araya gelmeye olumlu yanıt verdiklerini hatırlatan Akıncı, olumlu yaklaşımın yansımasını Rum tarafının da göstermesi ve ön koşulsuz ve mutabakatlara bağlı kalarak Türk tarafıyla bir araya gelmeyi ve Cenevre’de buluşmayı kabul etmesi gerektiğini bildirdi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuğoğlu da konuşmasında, Kıbrıs müzakere sürecinde yer yer tıkanma ve aralar olduğuna işaret ederek, her seferinde KKTC ile birlikte olduklarını, Rum tarafının süreci baltalamak için attığı adımlardan sonra müzakere sürecinin devamının Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin yapıcı yaklaşımı sayesinde olduğunu anlattı.
Çavuşoğlu, 11 Şubat 2014 belgesi ve parametreleri ile 12 Ocak 2017 Cenevre sonuç bildirgesinin parametrelerini sulandıran önerilerde bulunmanın süreci baltalayacağı gibi; bunları öne sürerek iç siyasete oynamanın da tüm tarafların enerjisini boşa harcayan “beyhude çabalar” olduğunu dile getirdi.
“Enerjimizi çözüme harcamak istiyoruz” diyen Çavuşoğlu, iç politik kaygılardan kaynaklanan çıkar peşinde koşmamak gerektiğini söyleyerek, Rum tarafının amacının, kabul edilmez ön şartları ortaya koyarak eğer bir sonuç sağlanmazsa suçu Türk tarafına atmak olduğunu vurguladı.
Hem Türk tarafı hem dünyanın bunu çok iyi gördüğünü belirten Çavuşoğlu, Rum tarafının bu çabalardan vazgeçmesini istediklerini, bunların iyi niyetli çabalar olmadığını ifade etti.
İç politika kaygılarından dolayı mutabakatlara rağmen Türk tarafının siyasi eşitliğini inkâr eden açıklamaların da süreci olumsuz etkileyen kabul edilemez açıklamalar olduğunu kaydeden Türkiye Dışişleri Bakanı, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin hiçbir ön şart olmadan Cenevre’ye gitmeye hazır olduğunu söyledi.
BM nezdinde de bu düşünceleri paylaştıklarını anlatan Çavuşoğlu, bunun Türkiye’nin tüm muhataplarına söylendiğini ve ön koşulları kabul etmenin mümkün olmadığını açıkladı.
Çavuşoğlu, “Her şartta KKTC ve Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğimizi bir kere daha vurgulamak isterim. Rum tarafının tek taraflı gerçekleştirmeyi planladığı hidrokarbona yönelik adımlar hem çözüm çabalarını baltalayacak hem de bölgede gerilimlere yol açacaktır. Rum tarafı tek taraflı ve süreci baltalayacak bu adımlardan vazgeçmelidir” şeklinde konuştu.