Çavuşoğlu: “Doğu Akdeniz’de AB yanlış adım atarsa sorunu çözemeyiz”

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda “Avrupa Birliği (AB) sırf dayanışma uğruna yanlış adımlar atmaya devam ederse, bu konuya bir çözüm getiremeyiz. Sorunu çözmek için yapıcı yaklaşım içinde olursak, biz zaten varız. Esneklik gösteriyoruz.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, Doğu Akdeniz konusunda sürecin bu noktaya nasıl geldiğini özetleyen Çavuşoğlu, garantör ülkelere ve AB’ye, Rum tarafı tek taraflı sondaj ve sismik araştırma çalışmalarına başladığında, Rumların tek taraflı çalışma yapmasının doğru olmadığını söylediklerini hatırlattı. Çavuşoğlu, Rum tarafına bu çalışmaları yapmaması ya da durdurması gerektiğini söylemediklerini, buna karşılık Türk tarafının haklarının garanti altına alınması gerektiğini aktardıklarını anımsattı.

Bakan Çavuşoğlu, 2011’de dönemin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında bir komisyon kurulması teklifinde bulunduğunu ve bu ortak komisyon içerisinde müşterek çalışmalar yapıldıktan sonra sondaj ya da diğer faaliyetlerin devam etmesi gerektiğini anlattı.

KKTC’nin bu teklifinin bugüne kadar masada olduğunu ve hiçbir zaman geri çekilmediğini söyleyen Çavuşoğlu, “Biz düşüncemizi herkesle paylaşırken, hiçbir kurum, AB, BM ya da Kıbrıs ile yakından ilgilenen garantör ülkeler ve AB bu konuda adım atmamıştır.” dedi.

Çavuşoğlu, Rum kesimi ve Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik bazı kararlar aldırmaya çalıştığını bildiklerini vurgulayarak, birçok toplantı ve zirvede bu yönde çabalarının olduğunun altını çizdi.

Sondaj çalışmalarına başlayıncaya kadar hiçbir kurumun adım atmadığına değinen Çavuşoğlu, “Garantör ülkeler dışındaki ülkelerin burada söz hakkı yoktur, garantör değillerdir. Dolayısıyla konuşacaklarsa da dengeli konuşmaları gerekir. Taraf tutmamaları gerekiyor. Biz Kıbrıs meselesinin çözümünde her zaman AB’yi gözlemci olarak, bazen yan odada tuttuk. Crans-Montana’da aynı odaya dahil ettik. Kenarda bir masada oturdular. Dayanışma adına tamamen Rum yanlısı bir tutum sergiliyorlar. Dayanışmada AB standartları esas alınmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.