Çavuşoğlu: “KKTC halkının ve Türkiye’nin haklarını kimseye yedirmeyiz, sahada ve masada gerekeni yapmaya devam edeceğiz”

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dünya Ekonomik Forumu dolayısıyla bulunduğu İsviçre’nin Davos kentinde NTV televizyonunda gündemi değerlendirdi.

Bakan Çavuşoğlu, açıklamasında Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarına da değinerek, Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’de iki alanda sondaj çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Çavuşoğlu, bunlardan ilkinin, Türkiye’nin kıta sahanlığı içindeki parseller olduğuna dikkati çekerek, “Bunlar Rum kesiminin ruhsat verdiği ya da parsellediği yerlerle de çakışıyor, 7. parsel dahil.” dedi.

Çavuşoğlu, kendi kıta sahanlığı içindeki yerleri Türkiye’nin tartışmaya bile açmadığını söyleyerek, “Diğer taraftan, Rum Kesimi dahil, hiç kimse Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon zenginliklerinde Kıbrıs Türk halkının da hakkının olduğunu inkar edemiyor. Bu bir gerçek.” diye konuştu.

Türk tarafının arzusunun, bir anlaşmayla Kıbrıs Türk halkının ve KKTC’nin de haklarının garanti altına alınması, ondan sonra sondaj faaliyetlerinin devam ettirilmesi olduğunu ancak Rum kesiminin AB’nin şımartmasıyla buna yanaşmadığını ve tek taraflı sondaj faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Biz de ikinci gemimizi KKTC’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na ruhsat verdiği alanlarda sondaj yapmak üzere gönderdik. Şimdi Karpaz’ın güneyinde yaptığı sondaj çalışmalarını tamamlayarak 8. parsele doğru gitti ki buralar KKTC’nin ruhsat verdiği alanlar. Burada esasen yapılması gereken şey, ortak bir anlaşma ve mutabakat. O zaman herkes kazanacak. Türkiye ile iş birliğinden Rum kesimi de karlı çıkacak. Buradaki hidrokarbon zenginliklerin uluslararası piyasalara gideceği tek rota Türkiye’dir. Onun dışındaki hiçbir proje ya da anlaşma, EastMed dedikleri proje sadece siyasi bir hamledir ve bunun gerçekleşmesi de mümkün değil.”

Çavuşoğlu, Türkiye’nin, kendi kıta sahanlığında İtalya ve diğer ülkelerle ortak çalışmalarının da olabileceğini belirterek, “Biz, Rum kesimi hariç tüm taraflarla bu bölgede iş birliğine hazırız ama KKTC halkının ve Türkiye’nin haklarını da kimseye yedirmeyiz. Sahada ve masada gerekeni yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.