Cumhurbaşkanı Tatar: “50 seneden sonra ilk kez yeni bir şey söylemeye gidiyoruz”

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarafının, Cenevre’de gerekli açılımları yapmak ve yeni fikirlerini masada BM’ye ve ilgili taraflara aktaracağını ifade ederek, “Son 50 senedir söylenenler bellidir. 50 seneden sonra ilk kez yeni bir şey söylemeye gidiyoruz” dedi.

Adada temaslarda bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs için görevlendirdiği üst düzey BM yetkilisi Jane Holl Lute ile dün saat 13.00’te çalışma yemeğinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bir buçuk saat süren görüşme sonrası basına açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM yetkilisi Jane Holl Lute’un, Cenevre’de yapılacak Kıbrıs toplantısının, pandeminin başlamasından sonra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in katılacağı ilk toplantı olacağını ve bunun Genel Sekreter’in Kıbrıs konusuna verdiği önemi gösterdiğini kendilerine ifade ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Lute ile Cenevre toplantısı öncesi son görüşmelerini gerçekleştirdiklerini ifade ederek, BM yetkilisi Lute’un Cenevre’de yapılacak toplantının gerçekleşebilmesi için büyük bir çaba sarf ettiğini kaydetti, kendisine teşekkürlerini iletti.

Tatar, Kıbrıs Türk tarafının tutumunu bir kez daha Lute’a aktarma fırsatı bulduklarını söyleyerek, “egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki bağımız devletin iş birliği ile Kıbrıs’ta sürdürülebilir, kapsamlı, adil ve herkesin saygı duyabileceği bir anlaşmanın olabileceğini” yineledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle konuştu:

“Bizim, pozisyonumuz açık ve nettir. Kıbrıs Türk tarafı bu konu ile alakalı olarak çok değerlendirmeler yapmıştır. Benim burada toplumun büyük kesimleri ile siyasi parti liderleri, sivil toplum örgütleri, eski dışişleri bakanları ve çeşitli kurum ve kuruluşlar ve tabii ki halkımız ile yaptığımız temaslarda halkın nabzı çok iyi tutulmaktadır. Kıbrıs Türk halkının eşitlik temelinde Kıbrıs’ta bir anlaşmayı her zaman istediğini, ama 50 yıldır görüşülmekte olan federasyon görüşmelerinden sonra benim de cumhurbaşkanı seçilmemle birlikte, egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki bağımız devletin iş birliği ile Kıbrıs’ta sürdürülebilir, kapsamlı, adil ve herkesin saygı duyabileceği bir anlaşmanın olabileceğini, Kıbrıs için bunun çok önemli olduğunu ve tabii ki bölgesel bir takım dengelerin de oluşması ve herkese faydalı olabilmesi için bizim bu görüşlerimizin çok önemli olduğunu kendisine ifade ettik.”

Tatar, Lute’un da Birleşmiş Milletlerin bunları bildiği için böyle bir gayriresmi toplantı düzenliyor olduğunu ifade ettiğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çünkü burada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve aynı zamanda Kıbrıs Türkü ve garantör ülke olarak Türkiye’ye bu yeni fikrilerini masaya taşıması için bir fırsat verildiğini, 50 yıldan beridir BM parametrelerinin belirli çerçeve vardır ama işte o çerçevede herhangi bir anlaşmaya varılamadığını ve o bakımdan bu çerçevenin gerektiği takdirde, Birleşmiş Milletlerin ilgili taraflarının, 5 artı diğer ülkeleri tarafından da gözden geçirmesi gerektiğini, bunu zaten kendisine önceden defalarca da söyledik ve bir kez daha da tekrarlardık. Yaptığımız görüşmede de Kıbrıs Türk tarafının çok haklı tarafları olduğunu kendisi de görüyor. Çünkü bizim için burada esas olan; adı ne olursa olsun, bizim istediğimiz, Türk halkının kendi varlığını eşitlik temelinde sürdürebilmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu devletin çatısı altında varlığımızı koruyabilmemiz, güvenliğimiz, refahımız, mutluğumuzuz ve huzurumuz”

Cumhurbaşkanı Tatar, bütün bunların oluşması için egemen eşitliğin önemli olduğunu yineleyerek, Kıbrıs Türk tarafının 60 yıldan fazlardır kendi devleti çatısı kendi kendini yönetmekte olduğunu, artık devletten devlete bir ilişkinin kurulabilmesi ile sürdürülebilir bir anlaşma olabileceğini vurguladı.

Tatar, tek egemenlik çatısı altında birtakım mekanizmalarla bir yapının sürdürülmesinin kolay olamayacağını, bunların daha önceden denendiğini, Annan Planı ve Crans Montana da olduğu gibi herhangi bir neticeye varılamadığını tekrardan Lute’a aktardıklarını da söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, şu anda önemli olanın; küresel bir salgının yaşandığı dönemde heyetlerimizle birlikte sağlıklı bir şekilde Cenevre’ye ulaşarak toplantıların başlaması olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Orada çeşitli toplantılar olacak…Tabii ki garantör ülkelerin de olacağı bir toplantı, sonra ikili toplantılar… Belki farklı garantör ülkelerle yapılacak toplantıların orada düzenlenmesi … En az üç gün sürecek bu toplantılarda ortak bir zemin var mı yok mu diye bir çalışma yapılacaktır. Ve orada belli ki çok sayıda BM görevlisi de bu toplantılarda yer alacaktır. Birleşmiş Milletler, böyle bir salgın ortamında bu toplantının düzenlenmesi için büyük bir çaba harcıyor. Lute çok emek vermiştir. Herkesin görüşlerini ifade edebilmesi ve Kıbrıs’ta kalıcı, sürdürülebilir bir anlaşma için nasıl bir ortamın ve zeminin gerektiğini bütün ayrıntıları ile orada anlatacağız” dedi.

Tatar, Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak tutum içinde olduğunu da yineleyerek, Lute’un hem buradaki güvenlik hem de bölgesel istikrar için de böyle bir ortamın en iyi şekilde değerlendirilmesi ve sonuca doğru ilerlenmesi için böyle bir ortam yaratılmakta olduğunu ifade ettiğini söyledi.

“Ne Kıbrıs eski Kıbrıs, ne Doğu Akdeniz eski Doğu Akdeniz’dir. Şartlar değişmiştir, uluslararası ilişkiler farklı boyuttadır” diyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “biz en iyi şekilde hazırlanarak bu toplantıya gideceğiz. Ben seçildikten sonra yeni bir irade ortaya çıkmıştır. Bu irade, halkın büyük bir çoğunluğunun desteklediği bir iradedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’ye gidip gerekli açılımları yapmak ve yeni fikirlerini masada BM’ye ve ilgili taraflara aktaracağını ifade ederek, “son 50 senedir söylenenler bellidir. 50 seneden sonra ilk kez yeni bir şey söylemeye gidiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar ayrıca, “Sürekli belgeleri okuyoruz ve hazırlanmaya çalışıyoruz. Sayın Denktaş’ın da zamanında egemen eşitliğe dayalı devletlerin iş birliğinden bahsetmiştir. Ama o zaman federasyon konuşuluyordu diye federasyon çerçevesinde bunları tartışıyorlardı. Ancak şimdi ortaya çıkmıştır ki, federasyon temelinde bir anlaşmada böyle bir şey kabul edilmez. O nedenle, egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devletin iş birliğinde ancak Kıbrıs’ta kalıcı bir kapsamlı ve sürdürülebilir bir anlaşma olabilir.” dedi.

27-29 Nisan tarihlerinde Cenevre’de gerçekleştirilecek 5+BM gayriresmi toplantıya yönelik hazırlıkların ele alındığı görüşmede, Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Ergün Olgun’un yanı sıra, müzakere heyeti üyeleri de yer aldı.