Cumhurbaşkanı Tatar: “Güçlü Türkiye güçlü KKTC”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin gelişebilmesi için Türkiye’nin desteğiyle ekonomik yapıyı güçlendirmeyi, maliyetlerin gözden geçirilerek üretimi ve rekabet gücünü artırabilmeyi hedeflediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Barolar Birliği’nde yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük ve güçlü bir devlet olduğunu vurguladı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun daveti üzerine yaptığı bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC sınırları içinde olan ve 47 yıldır kapalı olan Maraş’ın açılımıyla, insan hakları adına ne kadar doğru ve önemli bir karar verildiğini  anlattı ve Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuracak olan eski mal sahiplerinin de Maraş’a gelebileceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, iki yıl önce Türkiye Barolar Birliği’nin düzenlediği uluslararası toplantıda alınan kararların iki yıl sonra bu aşamaya kadar geldiğini, bunu memnuniyetle karşıladıklarını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşmasına şöyle devam etti:

“Şu anda bir pandemi dönemi içindeyiz. Ekonomik, sosyal ve eğitim açısından bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık fakat biz geleceğe bakıldığında bu pandemi koşullarında Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle ayakta durmayı başardık. Pandemi sonrasında daha da yükselecek daha da dış yatırımlarla kendi ekonomisini destekleyecek duruma geleceğiz. Ambargolar, izolasyonlar ve kısıtlamaları da önleyebilmek için ne gibi önlemlerin alınacağını bütün stratejik boyutuyla  değerlendirmek, bir yol haritası çizmek çok önemlidir. Türkiye Barolar Birliği Başkanı  Metin Feyzioğlu’na ve Türkiye Cumhuriyeti Barolar Birliği Yönetim Kurulu’na ve avukat arkadaşlara teşekkür ederim. KKTC’nin gelişebilmesi için Türkiye’nin fevkalade desteğiyle oradaki ekonomik yapıyı güçlendirmek, üretimi artırabilmek, maliyetlerin gözden geçirilmesiyle rekabet gücümüzü artırabilmeyi hedefliyoruz. Dünyada kimse yalnız değildir. KKTC’de de üniversitelerle, bütün üretim tesisleri, tarımsal faaliyetleri rekabet içindedir. İhracatı çoğaltıp, ithalatı azaltabilmek ve üretken, geleceğe özgüvenle bakabilen bir ekonomik yapı, refahın artırılmasıyla ve daha güçlü bir KKTC temennimizdir. Kıbrıs Türk halkının geleceği çok önemlidir. KKTC Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki temsilcisidir. Orada da milletimizin ileriye dönük menfaatleri vardır. 30 Ağustos günü yaptığım konuşmada belirttim. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz! İleri…’ İşte o zaman Kıbrıs düşman eline geçerse bütün Anadolu’nun yolları kapanır  ve bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu bugün dahi görebiliyoruz. Rum-Yunan ikilisinin Ege adaları, Rodos, Girit ve son kaleleri olan Kıbrıs’ı ele geçirme ve bütün Doğu Akdeniz’e hakim olma hayalleri Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC iş birliği ile Mavi Vatan’da hem denizlerdeki haklarımızı, enerji kaynakları bağlamında verilen mücadelede daha güçlü kılabilmek, kıta sahanlığı, ekonomik münhasır bölge gibi kavramların hakkımızı koruduğu ve ulusal gücümüzü göstermek ve hava sahasında da KKTC’nin gücünü gözler önüne sermektedir. Geçitkale’de de İHA ve SİHA’lara verdiğimiz işletme hakkıyla Doğu Akdeniz denetlenebiliyor. Geçen hafta kıyılarımıza doğru Suriye kaynaklı bir petrol sızıntısı olmuş; Karpaz ve Gazimağusa sahillerini tehdit etmişti ama hem aldığımız tedbirler hem de rüzgarın etkisiyle bu sızıntı kıyılarımıza yaklaşamadı ve İHA’ların çektiği fotoğraflarla, aldığımız tedbirlerle daha çabuk müdahalede bulunuldu.”

Türkiye Cumhuriyeti’nden güçlü bir destek alarak Kıbrıs Türk halkının güven içinde yaşamasını sağlamakta olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “KKTC’nin Türkiye Cumhuriyeti ile Doğu Akdeniz’de yaptığı işbirliği gelecekte milletimiz için ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir” dedi.

Tatar, “Temennim odur ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğiyle önümüzdeki süreci daha iyi yöneterek haklarımızı korur, gelecek nesillerin özlediği günleri hep birlikte yakalarız” dedi.

Metin Feyzioğlu ise yaptığı konuşmada, 2015’ten bu yana TBB olarak Kıbrıs davasına ilişkin yoğun bir çalışma yürüttüklerini, hukuki ve fikri altyapının geliştirilmesine katkıda bulunduklarını ve stratejik yol haritasının oluşturulmasında üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini kaydetti.

KKTC’ye uygulanan ambargoya işaret eden Feyzioğlu, şunları kaydetti:

“Rumların Kıbrıs Türkü’ne uyguladıkları ve uygulattıkları izolasyon ve ambargolar, ağır bir insan hakkı ihlalleri dizisine dönüşmüştür. Bu izolasyon ve ambargoların amacı Kıbrıs Türkü’nü yıldırmaktır, Kıbrıs Türkü’nü Türklüğünden vazgeçirmektir, Rum’un yanında bir azınlık olarak yer almaya zorlamaktır. Biz her gün artan bir kararlılıkla dünyaya haykırıyoruz: Başaramayacaksınız, Kıbrıs Türkü’nü Rumların yanında azınlık yapamayacaksınız, Kıbrıs Türkü’ne Türklüğünü unutturamayacaksınız, Kıbrıs Türkü’nü Türkiye’den koparamayacaksınız.”

Kıbrıs Türkü’ne yönelik sinsi ve hain planın boşa çıkarılması için bu izolasyon ve ambargoların verdiği zararın, akılcı ve pratik yöntemlerle etkisiz kılınmak zorunda olduğunu vurgulayan Feyzioğlu, “Bunun için Kıbrıs Türkü üreten, zenginleşen, kendi yarattığı refahı hakça bölüşen, tüketime değil, üretime dayalı bir ekonomik sisteme kavuşturulmalı. İzolasyon ve ambargoların etrafından dolanılması ve aynı zamanda bunların insanlığın yüz karası uygulamalar olduğunun tüm dünyaya anlatılması için etkili bir plan hazırlanmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Feyzioğlu, görüşmede bu konularda somut başlıklar ortaya koyduklarını, stratejik bir yol haritası taslağını Cumhurbaşkanı Tatar’ın takdirine sunduklarını söyledi.