Cumhurbaşkanı Tatar: “Rumlar asla adil ve adaletli bir paylaşım ve anlaşma için iyi niyetli olmadı”

Kıbrıs Türk Kültür Derneği İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 47’nci yıl dönümü resepsiyonu İstanbul’da düzenlendi. Resepsiyonda konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, tarih boyunca Kıbrıs’ta yaşanmış hukuksuzluktan bahsederek, yabancı güçlerin adayı işgal ettiğini, Kıbrıslı Türklerin de Toroslara bakarak hep beklediğini söyledi. 1900’lerin başında 60 bin Türk’ün adadan kaçtığını, 20li 30’lu yıllarda da Avustralya gibi ülkelere göç ettiklerini ifade eden Tatar, sonrasında EOKA, Rumlar ve İngilizlerin oyunlarına başladığını kaydetti. 1960 yılında imzalanan antlaşma ile Kıbrıs’ta iki eşit halkın beraber yaşaması için bir fonksiyonel bir federasyon kurulduğunu söyleyen Tatar, ancak Başpiskopos Makarios’un sonrasında imzayı atmış olmak için attıklarını gösterdiğini ve ENOSİS hayalleri ile etnik temizliğe başladıklarını anlattı. O zaman da Türkiye’deki ve yurt dışındaki Kıbrıs Türklerinin Erenköy’de direndiğini anımsatan Tatar, “Bizim Çanakkalemiz de bu mücadelelerdir” dedi.
15 Temmuz 1974’te Yunanistan’ın bir darbe yaptığını ve Makarios’u devirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, Yunanistan’dan gelen Cunta lideri Sampson’un Kıbrıs Elen Cumhuriyeti’ni ilan ettiğini ve o zaman Türk Ordusu’nun 20 Temmuz sabahı paraşüt ve gemilerle geldiğini söyledi. Tatar, “O gün Kıbrıs Türkü Türkiye’ye kavuştu. İki devletliliğin temelleri de o gün atıldı” dedi. Kendinden önceki Cumhurbaşkanlarının yıllarca federasyonu görüştüğünü vurgulayan Tatar, ancak Rumların adada hiçbir zaman adil ve adaletli bir paylaşım ve anlaşma için iyi niyetli olmadığını belirtti. Türk tarafının Annan Planın’nda ‘Evet’ demiş olmasına karşın hukuksuzluğun en büyüğünü yaparak, Rumları tek taraflı AB’ye aldıklarını da söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Biz ve Türkiye her zaman Rum – Yunan ikilisinin kabul edilemez şartlarıyla karşı karşıya kalıyoruz” dedi. Gelinen aşamada kendisinin Cumhurbaşkanı seçildiğini ve Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve devlet olduğunu dile getirdiğini kaydeden Tatar, Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlar için uğraştığını, doğru siyaseti temsil ettiğini, önceki başkanların federasyon görüşmelerinde hiçbir yol kat edemediğini belirtti. TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi 27-29 Nisan’da Cenevre’de yaptığı önerilerin tarihi bir dönüm noktası olduğuna da işaret eden Tatar, “Federasyon defteri kapandı. Tek yol iki devletli çözümdür” dedi. Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye ile müşterek bir davada olunduğunu ve 1974’te Mehmetçik adaya ayak basmamış olsa adanın bir Yunan adası olacağını da söyledi. Tatar, Maraş’ın ata toprağı ve Vakıf malı olduğunu da anımsatarak, bu toprakların bir 47 yıl daha kapalı kalamayacağını dile getirdi. Tatar, KKTC’de yaşamayı kabul eden herkesin Maraş’ta mülküne geri dönebileceğini de belirtti.
Doğu Akdeniz’deki kaynakların öneminin arttığını ve ayrıca Türkiye’nin Kıbrıs Türkü için öneminin büyük olduğunu da anlatan Cumhurbaşkanı, “Türkiye’nin garantörlüğüne ihtiyaç var. Mavi vatan ve hava sahası hem bizim hem de Türkiye’nin güvenliği için çok önemlidir” dedi. Tatar, 2 devletlilik realitesinin, Kıbrıs milli davasının selamete ulaşmasında önemli olduğunun da altını çizerek, Geriye dönüş veya 1974 öncesine gidişin söz konusu olamayacağını, Türkiye ile bağların kopartılmasına müsaade edilmeyeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Tatar ayrıca, Türkiye’deki orman yangınları ve sellerde hayatlarını kaybedenler için duyduğu üzüntüyü de dile getirerek, kendisinin de İstanbul temaslarının ardından Antalya bölgesine geçeceğini söyledi. Tatar ayrıca, KKTC’den de bir ekibin yangınlara müdahaleye destek için yola çıkacağını sözlerine ekledi. (BRTK)