Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’ı kabul etti
Date Added: 24 Haziran 2022, 10:51

Resmi ziyaret için dün KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığındaki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Görüşmenin ardından basına açıklama yapan Tatar, Mersinlik bölgesindeki yangına değinerek, tespitlerini aktardı.

Tatar, bugün (dün) helikopterler ve İHA’larla yapılan yangınla ilgili tespitleri aktararak, 18 kilometrekare alan olarak belirlenen yangının son durumunu ve kuzey bölgesindeki yangınların hangi noktada olduğunu incelediklerini belirtti.

Tatar, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı olumsuzluklara değinerek, yaz döneminde turizm ve öğrencilerin gelişiyle sağlanacak açılımlarla ekonomik ve diğer sıkıntıların geride kalması temennisinde bulundu.

Tatar, Türkiye’nin verdiği desteğin çok önemli olduğunu ifade etti.

Rum lider Nikos Anastasiadis’in geçtiğimiz günlerde gönderdiği mektuba verdiği yanıt mektubuna değinen Tatar, sözde güven yaratıcı önlemler olarak Maraş’ın iadesi, limanların BM ve AB denetiminde açılması gibi önerileri reddettiklerini bunların söz konusu olamayacağını söyledi.

Tatar, iki devletli, egemen eşitlik temelinde bir sürecin sürdürüleceğini söyleyerek, Anastasiadis’in mektubuna ve önerilerine karşılık iki devletin iş birliğine yönelik öneri sunacaklarını belirtti.

Önerilerin, doğal gaz ve hidrokarbon yataklarını da kapsayacak şekilde olacağını ifade etti.

“Somut önerilerimizi önümüzdeki günlerde ifade edeceğim” diyen Tatar, Maraş açılımının gerçekleştirildiğini, bunun önemli ve değerli bir adım olduğunu söyledi.

Tatar, bölgenin 500 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini, açılımın uluslararası hukukun kabul ettiği şekilde yapıldığını, eski mülk sahiplerinin yapacağı müracaatları değerlendireceklerini kaydetti.

“Altını çizmek isterim ki Maraş, KKTC sınırları içindedir” diyen Tatar, altyapısının daha da iyi bir noktaya getirileceğini söyledi.

Tatar, Ukrayna -Rusya savaşının yaşandığını bu noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün önemini bir kez daha görüldüğünü belirtti.

“Adaya barış 20 Temmuz 1974’te gelmiştir” diyen Tatar, Kıbrıs meselesinin özünün egemenlik meselesi olduğunu belirtti.

Anavatan Türkiye’nin bölgenin en büyük ve güçlü ülkesi olduğunu dile getiren Tatar, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına verdiği desteklere teşekkür etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ise konuşmasında, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile ortak gündem konularını ele aldıklarını ve ileriki dönemde fikir birliği ile, amaç birliği ile atacakları adımları değerlendirdiklerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Tatar ile “son derece verimli” bir görüşme yaptığını ifade eden Oktay, “Başka milli davamız Kıbrıs meselesi olmak üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınması, Doğu Akdeniz ve Maraş açılımına ilişkin son gelişmeleri ele aldık. Önümüzdeki dönemde fikir birliği ile amaç birliği ile atacağımız adımları yine birlikte değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

“Türk tarafının Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik samimi girişimlerinin bugüne kadar Rum tarafının maksimalist talepleri ile baltalandığını ve baltalanmaya devam edilmekte olduğunu” söyleyen Oktay, “Çözümün önünü açacak tek yolun; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve devletin egemen eşitliğinin ve eşit statüsünün tescil edilmesi” olduğu söyledi. Oktay, böyle bir çözüm Doğu Akdeniz’deki “iş birliği ortamının gelişmesine de katkı sağlayacağı” görüşünü de yineledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Tatlısu-Mersinlik bölgesinde çıkan yangın hepimizin yüreklerini yakmıştır. Aynen Türkiye’de Marmaris’teki yangının yüreklerimizi, ciğerlerimizi yaktığı gibi” dedi.

Fuat Oktay, Cumhurbaşkanı Tatar ile “son derece verimli” bir görüşme yaptıklarını ifade ederek, baş başa ve heyetlerle birlikte yapılan görüşmelerde, ortak gündem konuları hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.

Oktay, “Başta milli davamız Kıbrıs meselesi olmak üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınması, Doğu Akdeniz ve Maraş açılımına ilişkin son gelişmeleri ele aldık. Önümüzdeki dönemde fikir birliği ile amaç birliği ile atacağımız adımları yine birlikte değerlendirdik” dedi.

Oktay, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin istikrar içinde gelişerek, tüm kurul ve kuruluşları ile güçlenmesine büyük önem verdiklerini” yineledi.

Fuat Oktay, “İstiklaline ve istikbaline sahip çıkan bir Kuzey Kıbrıs için Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın gösterdiği liderlik son derece önemlidir” diyerek “Kıbrıs Türk halkı Sayın Tatar’ı cumhurbaşkanı olarak seçerek iki devletli çözüm önerisini, özgürlükten yana tutumunu açıkça ortaya koymuştur” dedi.

“Çözümün önünü açacak tek yol; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve devletin egemen eşitliğinin ve eşit statüsünün tescil edilmesidir. Böyle bir çözüm Doğu Akdeniz’deki iş birliği ortamının gelişmesine de katkı sağlayacaktır” diyen Oktay, konuşmasında devamla şunları söyledi:

“Ancak Türk tarafının Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik samimi girişimleri bugüne kadar Rum tarafının maksimalist talepleri ile baltalanmıştır, bugün de baltalanmaya devam edilmektedir. Sadece farklı oyunlarla. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bölgede istikrara somut katkı sağlayacak önerileri, sürekli Güney’in hayalet ideolojileri ile gölgelenmeye çalışılmıştır. Rumlar ne yazık ki kendilerini adanın tek sahibi görerek, Kıbrıs Türklerini yok saymakta, yok saymaya çalışmakta, gerçeklerin üzerini çağdışı bir çözümsüzlük önerisi ile çözmeye çalışmaktadır. Bu çaba, hayalin ötesinde hiçbir sonuç doğurmayacaktır.”

Fuat Oktay, Kıbrıs Rum tarafının sunduğu Güven Yaratıcı Önlemlere ilişkin olarak ise şunları kaydetti:

“Rum kesimi tarafından Güven Artırıcı Önlemler diye sunulan tek taraflı nakaratlarsa zulüm artırıcı planlardan öteye geçmemektedir, geçememektedir. Bizde güzel bir deyim vardır… Bu Güven Artırıcı Önlemlerle, ‘Çayın taşı ile çayın kuşunu vurmaya çalışmaktadır’. Yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toprağıyla, ‘siz onu bize verin, sizin havalimanınızı açalım’. Yani güler misiniz, ağlar mısınız? Bu deyim tam da onu ifade etmektedir. Bu açıkgözlülüğe ve fırsatçılığa müsaade etmeyeceğiz, etmemeliyiz.”

Uluslararası toplumun Kıbrıs konusunda sergilemekte olduğu tutumuna ilişkin birtakım eleştirilerde de bulunan Oktay, “Kıbrıs konusunda samimi bir muhasebe yapmaktan uzak olan uluslararası toplumun, olan biteni Rum kesiminin gözlükleriyle izlemeye devam etmektedir ve bunun öncülüğünü de ne yazık ki Avrupa Birliği yapmaktadır. Bir an önce onların da Yunanistan’ın ve Rum’un kendi içlerindeki yürüttüğü, onları esir alan tutumlarından bir an önce kendi özgürlüklerine kavuşmaları ve kendi bağımsız politikalarını geliştirmeleri kendilerinin lehine olacaktır.” diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Rum kesiminin tek taraflı propagandasına cevap vermeyi tercih eden kimi kesimler de -illa dışardan olması da gerekmiyor bunların, içerden de bu kesimler, ne yazık ki bu sesler var- bu bayat hezeyanların sözcülüğünü yapmaktadır” dedi.

Fuat Oktay, geçen hafta Yunanistan Başbakanın Kıbrıs Rum tarafına yaptığı ziyaretinde yaptığı açıklamalara değinerek, şöyle konuştu:

“Geçen hafta Yunanistan Başbakanı’nın Rum kesimine yaptığı ziyarette barışın hüküm sürdüğü bu adayı Ukrayna’ya benzetmiş, barış harekatına dil uzatmıştır. Üstelik bunları söyleyen uluslararası anlaşmamalara aykırı, Ege’deki adalarını silahlandıran bir ülkenin başbakanı. Ege’deki adaların silahsızlandırılması bir an önce gerçekleştirilmezse adaların egemenliğini uluslararası hukuk ve anlaşmalar çerçevesinde sorgulamaya başlayacağız. Bunların karın ağrısı; Kıbrıs Türkü’nün dimdik ayakta olması, bayrağıyla, toprağıyla, milli iradesiyle hür ve özgür yaşamasıdır. Bunları rahatsız eden bölgesinde lider, dünyada sözü geçen güçlü Türkiye’nin sarsılmaz duruşudur. Bunları rahatsız eden, kapı kapı gezip destek aradıkları uluslararası topluma, haksız ambargolara, tüm ince hesaplarına rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyaya açılıyor olmasıdır.”