Cumhurbaşkanı Tatar’dan BM Genel Sekreteri Guterres’e mektup

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cenevre’de gerçekleştirilen 5+BM gayri resmi toplantının ardından, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e bir mektup yazarak değerlendirmelerde bulundu.
Tatar, Kıbrıs Türk tarafının yapmış olduğu önerileri ve yeni vizyonunu ifade ederek, BM ve Kıbrıs Rum tarafına sunulan önerileri “açık fikirle ele alma” çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanlığı tarafından basınla paylaşılan mektupta, Tatar, “iki tarafın özünde var olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün hem müzakere masasında hem de dışarıda kabul edilerek, eşit şartların oluşturulması” önerisini yineledi.
Tatar, Kıbrıs Türk tarafının sunduğu önerilere açık fikirle ve olumlu bir şekilde yaklaşıldığı takdirde, Ada’da ilgili tüm tarafların ve bölgenin genelinin yararına olacak adil ve sürdürülebilir bir anlaşmanın önünün açabileceğine inandığını ve bu yönde BM ile yapıcı bir şekilde çalışmaya hazır olduklarını belirtti.
Tatar,  “Genel Sekreter’in Cenevre’de 5+BM gayriresmi toplantısında ortaya koyduğu adil ve dengeli duruştan dolayı” teşekkür ederek,  Sekreterin “tarihin yeniden yazılamayacağı, ancak siyasi irade ve cesaretle çocuklar ve gelecek nesiller için daha iyi bir gelecek tasarlanabileceği konusundaki açıklamasına” katıldığını ifade etti.
“Umutlu bir gelecek için geçmişten ders alınması” ve bunun “Nesnel ve var olan gerçekler temelinde olması gerektiğini” belirten Tatar, Cenevre’de 5+BM gayriresmi toplantısında Kıbrıslı Rum Lider Anastasiadis’in tarihi gerçekleri çarpıtmasından ve 1963-74 yılları arası Kıbrıslı Türklerin çektiği acılar karşısında ne kadar kayıtsız olduğunu göstermesinden duyduğu hayal kırıklığını ifade etti.
Tatar, “Kıbrıs Rum tarafının 1963-74 dönemine dair çarpıtmalarının gerçeğini yansıtmadığına” dikkat çekerek, konuyla ilgili mevcut tarihsel belgeleri kaynak gösterdi.
“Bugün de devam eden ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer kısıtlamalarla Kıbrıs Rum tarafı kendi şartlarına göre ‘dayatılmış’ bir çözüme ulaşmayı hedefliyor” ifadelerini kullanan Tatar, “Uluslararası alanda onaylanmış orijinal Kıbrıs Anayasası’nın maddi ihlali ve 1963’ten bugüne değişen şartlar ve özellikle BM çabalarının defaatle başarısızlıkla sonuçlanması o kadar temeldi ki Kıbrıs Türk halkının korunması ve kendi kaderini tayin etme hakkına saygı duyulması için tek çözüm iki taraf arasında ihtiyaç duyulan dengeyi sağlamak için gerekli olan Ada’daki mevcut Kıbrıs Türk Devleti’nin meşruiyetinin tanınması olduğunu göstermiştir” dedi.
Tatar “Geçmişte başarısız olundu, ancak gelecek böyle olmamalıdır. Onlarca yıl süren başarısız müzakereler ve bugün karşı karşıya kaldığımız zihniyetten sonra, bunu, Kıbrıs adasındaki varlığımızın yanı sıra güvenliğimizi, özgürlüğümüzü ve haysiyetimizi sağlamanın tek yolu olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.