Dışişleri Bakanı Taçoy: “Artık toplumlar arası görüşmeler sona erdi; Kıbrıs Türk tarafı artık devletten devlete şeklinde yapılacak görüşmelere açık”
Date Added: 28 Şubat 2022, 10:56

Dışişleri Bakanı Hasan Taçoy, Crans Montana’dan sonra artık toplumlar arası görüşmelerin sona erdiğini, Kıbrıs Türk tarafının artık devletten devlete şeklinde yapılacak görüşmelere açık olduğunu ifade etti.

Bu dönemdeki politikalarının egemen eşitlik, eşit uluslararası temsiliyet üzerine inşa edildiğini dile getiren Bakan Taçoy, bunun uluslararası kamuoyu tarafından kabul görmesiyle ancak bir görüşme çerçevesi kurulabileceğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Hasan Taçoy Rum Yönetimi’yle iki komşu ülke olarak güven yaratıcı önlemleri konuşup ve güven artırıcı faaliyetlerde bulunabileceklerini; su, elektrik entegrasyonu konularını ele alabileceklerini, adadaki yaşam koşullarını düzeltebilecek, ülke için faydalı olacak adımlar atabileceklerini ifade etti.

Güven yaratıcı faaliyetlerin karşılıklı anlayış içerisinde mutlaka olması gerektiğin vurgulayan Bakan Taçoy, Kıbrıs Türk tarafının doğal gazdan kaynaklı haklarıyla elektrik, su konularının da bu kapsamda konuşulabileceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hasan Taçoy, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirinin sorularını yanıtladı.

Dışişleri Bakanlığı’na atanmanın kendisi için sevindirici bir sürpriz olduğunu kaydeden Bakan Taçoy, Başbakan’ın bir önceki kabineyi kurarken kendisi için Dışişleri Bakanlığı’nı düşündüğünü söylediğini ancak bu sefer bu görevin başkasına verileceğinin konuşulduğunu anlattı. Bakan Taçoy, son dakika bu ulvi görevi kendisine layık gördüğü için Başbakan Faiz Sucuoğlu’na teşekkür etti.

Dışişleri Bakanlığı’nın hep hayal ettiği bir görev olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Taçoy, bu görevi alırken çok heyecanlandığını vurguladı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tüm haklarını tek başına kullandığını ve haksız şekilde AB üyesi kabul edilmelerinde olduğu gibi tüm dünyanın buna göz yummasını beklediğini ifade eden Bakan Taçoy, şöyle konuştu:

“1974’te Türkiye’nin adayı işgal ettiğinden bahsederler, şundan da bahsetsinler. Nikos Sampson cuntanın adamıydı ve bir darbe gerçekleştirdi. Adayı Yunanistan’a bağladı, adayı Yunanistan’a bağlarken Batı Trakya Türkleri gibi olmamamız için Türkiye bir müdahale gerçekleştirdi. Yunanistan’ın burada darbe yapma hakkı varken, Türkiye’nin bir garantör olarak buraya müdahale etme hakkı yok mu?  Annan Planı dönemine kadar birçok tartışma ve sorgulama yaşadık. Annan Planı döneminde Papadopulos’un ‘Devlet aldım devleti topluma çevirmem’ şeklinde bir sözü vardı. Biz de mütekabiliyet yasası gereği aynı şeyi ortaya koyuyoruz ve diyoruz ki biz toplum değiliz, bir devletiz, bir otoriteyiz, bizim de kendimize göre anayasamız kurallarımız mevcuttur. Bunu net şekilde ortaya koyuyoruz.”

14 Şubat belgesinde egemen eşitlik noktasındaki haklarının savunulmasında yeni politikaların haritasının çizildiğini ifade eden Bakan Taçoy, geçmişte yaşananların gelecek için kendilerine işaret olduğunu; egemen eşitlik, eşit uluslararası temsiliyet olmadan herhangi bir görüşme olmayacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Hasan Taçoy, Maraş açılımıyla ilgili olarak da değerlendirmelerde bulundu. Bakan Taçoy, Maraş’ın yıllarca Ercan Havalimanı’na karşılık bir koz olarak kapalı tutulduğunu, bir anlaşmada sonuca ulaşmak için Maraş’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) verileceğinin konuşulduğunu dile getirdi ancak GKRY’nin sadece bununla tatmin olmadığının görüldüğünü vurguladı. Bakan Taçoy, dolayısıyla Maraş’ın artık bir pazarlık konusu olmadığını dile getirdi.

GKRY’nin elinde bulundurduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin avantajlarını hiçbir şekilde Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemediğini, bundan dolayı bazı şeylerin artık farklı olması gerektiğini kaydeden Bakan Taçoy, artık bunu göstermenin zamanının geldiğini kaydetti.

Maraş’ın gerçek anlamıyla vakıf toprağı olduğunu, İngiliz döneminde bazı hareketlerle bu toprakların Kıbrıslı Rumlara verildiğini ve üzerlerine inşaatlar yapıldığını anlatan Dışişleri Bakanı Hasan Taçoy, yatırım yapanlara mallarının geri verilmesi hususunda bir girişim başlatıldığını, malını geri almak isteyen Rumların “Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuruda bulunabileceğini söyledi.

Uzun yıllar, AP’de görev yaptığını, yaptığı konuşmalarda “hayalet şehir” denilen Maraş’ın bu durumunu ortadan kaldırmak için 3 şey yapılabildiğini söylediğini belirten Bakan Taçoy, bunları; “Maraş’ın tamamen yıkılarak tüm tarihi dokunun ortadan kaldırılması; Maraş’ın turistlere açılması ve demokratik davranarak eski sakinlerine Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuruda bulunmaları için çağrı yapmak, böylelikle geri almak isteyenlere otelleri iade etmek” olarak sıraladı.

Bakan Taçoy, konuşmalarında, iade istenmemesi halinde Maraş’taki otellerin yatırım yapıp otelleri işletebilecek kişilere devredilebileceğini de söylediğini belirtti ve bu söylemlerinin hala geçerliğini koruduğunu kaydetti.

Maraş’ın bir bölümünün artık açıldığını kaydeden Dışişleri Bakanı Taçoy, GKRY’de yaşayan ve buralarda iddia sahibi olan kişileri Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuru yapmaya davet etti.

Dışişleri Bakanı Taçoy, bir soruya karşılık GKRY’nin Maraş’a karşılık limanlar önerisinin artık dejenere olmuş bir öneri olduğunu, benzer önerinin 2. Cumhurbaşkanı Talat döneminde de yapıldığını artık öneri olmaktan çıktığını kaydetti.

Görevi süresince uluslararası örgütlerle diyalog halinde olacağı aktif-proaktif bir siyaset izleyeceğini, kaydeden Bakan Taçoy, bunu hem içe hem de dışa dönük olarak gerçekleştirmek arzusunda olduğunu söyledi.

Yeni neslin Kıbrıs meselesine ilgisini ve bilgilerini artırabilecek birçok konuda girişim yapma niyeti olduğunu söyleyen Bakan Taçoy, spor ambargolarının kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapacaklarını, dışta KKTC’nin adını duyurabilecek birçok girişimde bulunacaklarını ve dünyadaki siyasilerle temaslarını artıracaklarını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hasan Taçoy, KKTC’nin İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi ve diğer uluslararası kuruluşlardaki haklarının daha ileriye taşınması yönünde de mücadele edeceklerini dile getirerek, neler yapabileceklerini bakanlıktaki deneyimli personelle birlikte ele alacaklarını ifade etti.

Aklında yapacak çok şey olduğunu kaydeden Bakan Taçoy, enformasyon ve tanıtma bölümlerinin web sayfalarını daha iyi imkan sağlayabilecek bir noktaya getirmek istediğini, gençler, sivil toplum örgütleri ve ilişkide oldukları diğer organizasyonlarla daha etkin siyasettin nasıl yapılabileceğini de değerlendirmek istediğini belirtti.

Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili değerlendirmesinde ise Bakan Taçoy, bunun tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye ile KKTC’yi de ekonomik olarak çok olumsuz etkileyeceğini, Ukrayna’nın en ön sıralardaki buğday üreticilerinden olduğunu, ciddi oranda orandaki petrol ve doğalgazın kaynağı olduğunu kaydetti ve arzın azalacağını, fiyatların yükseleceğini kaydetti.

Siyasi olarak bu çatışmanın KKTC’yi şimdilik etkilemeyebileceğini belirten Bakan Taçoy, ancak ilerde Rusya-Türkiye ya da Rusya’nın diğer ülkelerle yapacağı pazarlıklar ve sürdürülecek siyasetin Akdeniz bölgesindeki bazı avantaj ve dezavantajlar yaratabileceğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Hasan Taçoy, gelişmeleri takip edip, gerektiği takdirde önlem alacaklarını da kaydetti.

Bakan Taçoy, görev süresi boyunca yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türklerle de yakından ilgilenip, onları dinleyeceğini, KKTC ile bağlarının nasıl güçlendirilebileceğini ele alacaklarını söyledi ve KKTC’nin bir parçası ve bir elçisi olduğu gerçeğiyle hareket ederek onlara verilebilecek hizmetleri ele alacaklarını kaydetti.