
Dânâ: “Rum tarafının üçüncü ülkelerle anlaşma yapması adadaki hukuki statüye uygun olmadığı gibi çözüm atmosferi çabalarına da ciddi darbe vuruyor”
30 Nisan, 2026
Üstel’den Hristodulidis’e: “Askeri anlaşmalarla adayı tehlikeye atmaktan vazgeçin”
30 Nisan, 2026Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında haziran ayında imzalanacağı duyurulan “Kuvvetlerin Statüsüne İlişkin Anlaşma”nın (SOFA) yok hükmünde olduğunu vurguladı.
Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:
“GKRY ile Fransa arasında Haziran 2026’da imzalanacağı duyurulan ve Fransız askeri unsurlarının Kıbrıs adasında konuşlandırılması; GKRY ile Fransa’nın askeri sanayii iş birliğinin geliştirilmesi; askeri alanda teknoloji paylaşımı; ortak askeri tatbikatların icrası; üst düzeyde askeri diyaloğun artırılması; askeri alanda eğitim faaliyetleri ve askeri tesislere teçhizat-malzeme desteği sağlanması gibi unsurları içerdiği açıklanan SOFA anlaşmasına ilişkin gelişmeleri büyük bir endişeyle takip etmekteyiz.
İnsani amaçlar çerçevesinde sunulmaya çalışılan sözkonusu anlaşma, esasen adadaki ve bölgedeki güç ve güvenlik dengelerini değiştirme yönünde atılan bu türden adımların bir yenisini teşkil etmekte, bölgede istikrarın tesisine yönelik iş birliği ve diyalog çabalarını olumsuz etkilemektedir. Bu tür askeri anlaşmalar, insani amaçlar kisvesi altında, Rum tarafının askeri kapasitesini artırmayı hedeflemekte, Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki egemen eşit haklarını yok saymakta, iki taraf arasında olduğu kadar bölgesel düzeyde de gerginliğe zemin hazırlamaktadır. Bu tür bir anlaşmayı akdetme ehliyet ve yetkisine sahip olmayan GKRY’nin Kıbrıs Türk halkını veya adanın tamamını temsil etme yetkisi de bulunmamaktadır.
Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları yok sayılarak yürütülen bu politikalar Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisinin önemini ve güvenliğimiz açısından vazgeçilmezliğini bir kez daha ortaya koymakta; yeni gelişmeler çerçevesinde, güvenliğimizin mutlak temini için Türkiye ile birlikte savunma iş birliğini derinleştirme yönündeki kararlılığımızın haklılığını teyit etmektedir.
Bu ve benzeri girişimler, Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu gözler önüne sermekte ve kapsamlı çözüme yönelik söylemlerinin samimi olmadığını ortaya koymaktadır. Sözkonusu anlaşma, KKTC ve Kıbrıs Türk Halkı açısından yok hükmündedir.”

