Dışişleri Bakanlığı: “Papazlara ödül verilmesine kadar varan atış talimini kınıyoruz”
Date Added: 16 Şubat 2022, 10:52

Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanmaya ve askeri faaliyetlere devam etmesinin Kıbrıs Türk halkının egemen devletini ve Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünü kırmızıçizgi olarak belirlemesinde ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini belirtti.

Dışişleri Bakanlığı, Rum Milli Muhafız ordusu ile Rum Ortodoks Kilisesi iş birliğiyle papazlara silah eğitimi verilmesiyle ilgili basına yansıyan görüntüleri yazılı açıklamayla değerlendirdi.

“En iyi atış yapan papazlara ödül verilmesine kadar varan bu atış talimini en güçlü şekilde kınıyoruz” denilen açıklamada, adada anlaşmaya varılmasını desteklediğini iddia eden uluslararası aktörlerin görüntüler karşısında sessizliğini korumasının manidar olduğu kaydedildi.

Bakanlığın açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde silahlanma faaliyetlerine hız verdiği ve bazı ülkelerle tatbikatlarını sıklaştırdığı Bakanlığımız tarafından önceden duyurulmuştu. Bu kez Rum Milli Muhafız ordusu ile Rum Ortodoks Kilisesi işbirliği ile papazlara silah eğitimi verildiği basına yansımıştır. Bugüne kadar adadaki Türk varlığına karşı düşmanlık duygularını canlı tutmak için elinden geleni yapan Rum Ortodoks Kilisesi’nin böylesi kışkırtıcı bir faaliyet içinde yer alması şaşırtıcı değildir. En iyi atış yapan papazlara ödül verilmesine kadar varan bu atış talimini en güçlü şekilde kınıyoruz.

Keza, Rum Ortodoks Kilisesi’nin geçmişte de Rum Milli Muhafız ordusunun benzer tatbikatlarına müdahil olduğu ve Rum Milli Muhafız ordusuna mali kaynak aktardığı basına yansımıştı.

Tüm dünyanın şahit olduğu bu düşmanca faaliyet, Kıbrıs Rum liderliği ve Rum Ortodoks Kilisesinin esas amacını ortaya koymuştur. Bu görüntüler karşısında, adada bir anlaşmaya varılmasını desteklediklerini iddia eden uluslararası aktörlerin hala sessizliğini koruyor olması ise manidardır.

Tüm uyarılarımıza rağmen, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma ve askeri faaliyetlerine devam etmesi, Kıbrıs Türk halkının kendi egemen Devletini ve Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünü kırmızı çizgi olarak belirlemesinde ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.”