Ertuğruloğlu: “Kıbrıs Türkü’nün tek seçeneği Rumlarla ortak olmak değil”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cenevre’deki konferansta egemen eşitliğe dayalı çözüm hedefli müzakere zemini oluşturulamaması halinde Türk ulusunun Doğu Akdeniz’deki güvenlik ve çıkarlarının kalbi Kıbrıs’ta ne yapılacağına Anavatan Türkiye ile birlikte karar verileceğini belirterek, “Kıbrıs Türkü’nün tek seçeneği, Rumlarla ortak olmak değildir” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) verdiği röportajda, bürokratik ya da siyasi, bütün meslek hayatını geçirdiği Dışişleri Bakanlığı’na, masanın her iki yanında da görev yapmış bir kişi olarak üçüncü kez bakan olarak dönmekten mutluluk duyduğunu belirtti. Bakan Ertuğruloğlu, siyasette olmasının tek nedeninin, Kıbrıs davasına katkı koymak olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Nisan ayında gerçekleştirilmesi planlanan 5+1 konferansına ilişkin beklentileriyle ilgili soruya verdiği yanıtta, geçmiş 50 yılda çeşitli şekilde sürdürülen süreçlerde yaşananlardan farklı bir şey yaşamayı beklemediğini söyledi.

Rum tarafındaki “gevşek federasyon” tartışmaları ve BM Genel Sekreteri’nin “yeni fikirlere açığım” söyleminin hatırlatılması üzerine, Bakan Ertuğruloğlu, “İnşallah yanılırım ancak Rum tarafı, dünya tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti muamelesi gördüğü BM Genel Kurulu’nda oturup, haksız AB üyeliğini bize ve Türkiye’ye karşı tepe tepe kullandığı bu avantajlı konumundan niye vazgeçsin?” yanıtını verdi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, müzakere sürecinin başlaması için arzulanan ortak zeminin Cenevre’de oluşmaması halinde “Anavatan Türkiye ile oturup karar vereceğiz. Kıbrıs meselesi bir ulusal davadır. Sadece Kıbrıs Türkü’nün davası değildir” ifadesini kullandı.

Bakan Ertuğruloğlu, “Ulusal dava ne demek? Türk milletinin davasıdır. Mavi vatan, Doğu Akdeniz, Libya Anlaşması, Suriye, Irak, İsrail ve Mısır’ın bulunduğu bu coğrafyada Türk ulusunun çıkarlarını, güvenliğini yakinen ilgilendiren şeyler yaşanıyor. Bu coğrafyada Türk ulusunun çıkarlarının kalbi Kıbrıs’tır” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türkü’nün Rum tarafıyla siyasi eşitliğe dayalı olduğu halde silah zoruyla atıldığı bir ortaklık deneyimi bulunmasına rağmen 52 yıldır iki toplumlu iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı federasyon hedefi için müzakere ettiğine de işaret etti.  Bakan Ertuğruloğlu, “Sadece siyasi eşitliği hedeflemek saflıktır çünkü 1960 cumhuriyetinin sonuçları ortada. Rumlar mevcut konumlarında böylesi bir ortaklığa niye evet desin?” şeklinde konuştu.

Rum tarafının bozamayacağı, bozarsa iki tarafın da kendi statüsüyle uluslararası toplumda yer alabileceği daha sağlam bir zemin talep etmek gerektiğini, bunun da egemen eşitlikle mümkün olduğunu kaydeden Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Dolayısıyla bizim hayatta tek seçeneğimiz, Rumlarla ortak olmak değildir noktasına gelmek isterim” dedi.

Kendisinin yıllardır savunduğu “egemen eşitliğin bugün resmen tartışılıyor olmasından duyduğu memnuniyete de işaret eden Bakan Ertuğruloğlu, egemen eşitliğin olası bir konfederasyonda karşılığı olup olamayacağının sorulması üzerine, konuyu gündeme getiren bir kişi olarak konfederasyon konusunda kimsenin bir fikri bulunmadığı kanısında olduğunu belirtti. “Konfederasyon, iki ayrı egemen eşit devletin kuracağı bir ortaklıktır. Yani devletin varlığı, egemenliği ve egemen eşitliği temelidir. Bu temel sağlandıktan sonra ilerleyen yıllarda konfederasyona yönelmek istenirse, denenebilir”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Maraş açılımıyla ilgili gelişmelerin sorulması üzerine, açılımın herhangi bir kişisel mülkiyeti etkileyen bir açılım olmadığını ancak devamının geleceğine işaret etti.

“Burada önemli olan, Maraş’ın Türk idaresinde açılacak olmasıdır. Rumlar, müzakerelerde hep pazarlık unsuru olarak kendilerine önerilen Maraş’ı artık unutabilir. Mülkiyetine sahip çıkıp, orada yaşamak isteyenlere izin verilecek ve en iyi ihtimalle gelip Türk idaresi altında yaşayacak”

Maraş konusunun, bir mülkiyet konusu olduğundan bunun çok zor olacağını çünkü Rumlarla birlikte İngiltere ile İsviçre gibi ülkelerden şirketlerin yanı sıra Osmanlı vakıflarının da malları bulunduğunu kaydeden Bakan Ertuğruloğlu, Taşınmaz Mal Komisyonu’nu aşan bu konunun nasıl formüle edileceğinin uluslararası hukukçularla mülkiyet uzmanlarının karar vereceği bir konu olduğunu söyledi.

“Bunlar bugünün konusu değil. Maraş’ta yapılacak çok iş var. DAÜ ile iş birliği içinde envanter çalışması yapıldı. Zaten oradaki malların ne olup olmadığı büyük ölçüde bellidir. Tek sorun orada mülkiyeti vermek değil. Alt yapı hazır mı? Elektrik, su, kanalizasyon durumu tamam mı?”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bakanlığın yurt dışındaki Kıbrıslı Türklere yönelik girişimlerine ilişkin soruya verdiği yanıtta, özellikle İngiltere’deki vatandaşlarla yoğun temasları bulunduğuna işaret ederek, “Burada bile hizmet vermekten zorlanan bir bakanlık olarak ada dışındaki vatandaşlara hizmette pek o kadar da rahat olmadığımız aşikar” dedi.

Bu vatandaşların seçme-seçilme talepleri konusunda da her zaman dürüst olduğunu kaydeden Bakan Ertuğruloğlu, devlet içinde yaşayan nüfusun, devlet dışında yaşayan nüfustan daha az olduğu KKTC’de ada dışındaki nüfusun seçme talebine karşılık vermenin, adada yaşayan insanların iradesini etkisiz hale getirmesi gibi bir dezavantajı bulunduğundan sıkıntılı bir durum yarattığını belirtti.  “En fazla yapabileceğimiz, bir zamanlar Türkiye’de olduğu gibi, seçimden bir süre önce limanlara sandık kurmak ve ülkeye gelip giden yurt dışında yaşayan vatandaşlara oy kullanma imkanı sağlamaktır”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yurt dışında yaşayan vatandaşların askerlik söz konusu olunca doğal vatandaş, seçme seçilme hakkı isteyince yabancı muamelesi görmekten rahatsızlık duymasını haklı bulduğu gibi, KKTC’de yaşayan vatandaşların kendilerini yönetecek kişileri seçme iradesini burada yaşamayan insanlara kaptırmamak istemesine de hak verdiğini belirtti.