Gaziveren ve Çamlıköy direnişi ve şehitleri anıldı
Date Added: 21 Mart 2022, 11:36

Gaziveren ve Çamlıköy direnişi ve şehitleri, 19 Mart’ta törenlerle anıldı.

İlk tören Gaziveren Şehitler Anıtı önünde yapıldı. Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, bazı bakanlar ve milletvekilleri, siyasi parti, muharip dernek, kurum, kuruluş temsilcileri, askeri erkan, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Tören, protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulmasıyla başladı; ardından saygı duruşu, saygı atışı ve bando eşliğinde İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar törende yaptığı konuşmada, dün Türk milleti için çok önemli bir tarih olan “18 Mart Şehitler Günü” nedeniyle KKTC’de törenler düzenlendiğini belirterek, “Kalbimiz Çanakkale’deydi” dedi ve kahraman Mehmetçiklere rahmet diledi, gazilere şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Egemenlik ve devlet, varlığımızın yegâne teminatıdır” diyerek, Anadolu’daki başarı, İstiklal Savaşı’nın kazanılmasının Kıbrıs Türk halkına ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’de bir yarbay olarak tarih sahnesine çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, büyük Çanakkale Zaferi’nin ardından da İstiklal Savaşı’nın kazanıldığını kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının da bağımsızlığı, özgürlüğü, egemenliği, vatan sevgisini şiar edindiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Anadolu’daki başarı, İstiklal Savaşı’nın kazanılmasının Kıbrıs Türk halkına ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Kıbrıs’ta Kanlı Noel ile birlikte Kıbrıs Türk halkına yönelik katliamlar yapıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şehitleri rahmetle anarak, gazilere şükranlara sundu.

Kıbrıs’ta barış, huzur ve güvenlik içerisinde yaşanabilmesi için Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığının önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, mücadelenin sürdürdüğünü kaydetti.

“Bu olayları unutmadık, unutmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Nevcihan Oluşum’un fotoğrafının çok şey ifade ettiğini belirtti. “Böyle acılarımız çoktur, soykırımdan geçtik, katliamdan geçtik…” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Tatar, şehitlerin hiçbir zaman unutulmayacağını vurguladı.

Rusya-Ukrayna savaşına değinen Cumhurbaşkanı Tatar, büyük ülkeler, emperyalist güçler, Avrupa Birliği’nin ve NATO’nun bazı konularda seyirci kalabileceğine işaret etti.

“1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkının aldığı egemenlik hakkı ve Türkiye’nin garantörlük hakkı ile varlığını sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Tatar, güvenlik içerisinde yaşamanın önemini vurguladı.

“Bizler çok dikkatli olmalıyız, geleceğimizi tayin ederken tarihte yaşananları, çektiğimiz acıları hiçbir zaman unutamayız, unutmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin garantörlüğünün kırmızı çizgileri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmaması nedeniyle Kıbrıs’tan çekilmesi ve garantörlüğünün son bulmasının asla kabul edilemeyeceğini kaydederek, yeni siyasete göre Kıbrıs’ta iki ayrı egemen halk olduğunu belirtti.

“Egemenlik ve devlet varlığımızın yegâne teminatıdır” diyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, eşit egemenlik temelinde yan yana yaşayan iki devletin varlığı ile adadaki barış, huzur ve güvenliğin devam ettirileceğini söyledi.

Anadolu ile kopmaz bağları olan Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadelenin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’de bir Kıbrıs Türk devletinin, KKTC’nin olması ve yaşatılmasının dengeler açısından önemli olduğunu dile getirdi.

“Bu halk çok şeyler başardı, KKTC bir başarıdır” vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, çok acılar çekildiğini ve bedeller ödendiğini ifade etti.

Şehit yakını Hüseyin Yücelten de konuşmasında, Gaziveren köyünün o dönemde nüfusunun tamamı Türklerden oluşan, Türk köyü olduğunu hatırlattı.

19 Mart günü köyün Rumlar tarafından kuşatıldığını anlatan Yücelten, yaşananların çatışmalar veya olaylar diye nitelendiğine işaret ederek, “Çatışmalar ve olaylar dediğimizde bu savaşın basit bir çatışma gibi görünmesine vesile oluyoruz” dedi.

Rum birliğinin silah gücü ve asker sayısının “olay veya çatışma” olarak adlandırılamayacağını vurgulayan Yücelten, “Bu, bugünkü şartlarda bir savaştı” şeklinde konuştu. Yücelten, köyün teslim olmasının talep edilmesine karşın bunun kabul edilmediğini ve mücahitlerin direndiğinin altını çizdi.

Eşinin şehit olduğu haberini aldığı anda çekilen ve tören yerine de asılan Nevcihan Oluşum’un simge olmuş fotoğrafına işaret eden Hüseyin Yücelten, fotoğrafı çeken İngiliz gazetecinin birincilik ödülü aldığını ifade etti. Bu fotoğrafın yıllarca Rumlar tarafından kullanılarak, Rumların mağduriyetini gösterdiği iddiasıyla bütün dünyaya sunulduğunu kaydeden Yücelten, daha sonra Nevcihan Oluşum’un Kıbrıslı Türk olduğunun ve Aydınköy’de yaşadığının ispatlandığını hatırlattı.

“Fakat ne acıdır ki bizim anma günlerimizde ve resim sergilerinde bu fotoğraf hâlâ Kaymaklı’dan göç eden Türkler, Limasol’dan kaçan Türkler diye lanse ediliyor” ifadelerini kullanan Yücelten, bu yanlışın düzeltilmesini temenni etti.

Şiirlerin de okunduğu tören, dua okunmasıyla sona erdi.

İkinci tören Çamlıköy Şehit Emin İzzet Büstü önünde yapıldı. Törende protokol sırasına göre çelenkler anıta sunuldu; saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar buradaki törende yaptığı konuşmada, “Dün büyük Türk milletinin kalbi Çanakkale’deydi” diyerek, törenler yapıldığını hatırlattı.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Ben size savaşmayı değil, ölüme gitmeyi emrediyorum” sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışı ve gösterdiği liderlikle Çanakkale Zaferi, İstiklal Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anlattı.

Büyük Türk ulusunun kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının, destansı direnişle burada bir devlet, cumhuriyet sahibi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de önemli ve kritik bir bölgede Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Mavi Vatan’da hakların korunmasında KKTC devletinin hayati önemine dikkat çekti.

Barış, güvenlik ve huzur içerisinde yaşamak için Anadolu’da verilen şehitler gibi Kıbrıs Türk halkının şehitler verdiğini, bedeller ödediğini, acılar çektiğini, göçler yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, şehitler sayesinde egemen bir halk olarak devlet sahibi olunduğunu vurguladı.

Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa eşitlik temelinde, yan yana yaşayan, iki ayrı egemen devlet şeklinde olabileceğini bütün dünyaya haykırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Neden haykırabiliyoruz? Emin İzzet çıkıp 16 yaşında o kahramanlığı ile şehit düşüyor ve bu topraklarda canını feda ederek, bütün bu kazanımlarımızın altyapısını bir mühür olarak katkısını koyuyor. Nur içinde yatsın, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, ruhu şad olsun.”

Cumhurbaşkanı Tatar, şehitler sayesinde devleti yaşatmak uğruna mücadelenin sürdürüldüğünü ifade etti ve dünyaya seslenerek, “Kıbrıs Türk halkı burada barış, huzur, güvenlik içerisinde yaşamak istiyor. Bizim kimseyle bir meselemiz, derdimiz yok” dedi.

Federal temelde bir anlaşmanın, garantör ülke Anavatan Türkiye’nin, Türk askerinin Kıbrıs’tan çekilmesi ve Kıbrıs Türk halkının azınlık hakları ile uzun vadede varlığının tehlikeye sokulması demek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, milli, ulusal çıkarların sıfırlanmasıyla Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması hedefinin dolaylı olarak hayata geçirileceğini söyledi.

“Hayır, böyle bir şeye biz evet diyemeyiz, evet demeyeceğiz” vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, bu mücadelede, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin son Antalya Diplomasi Forumu’nda olduğu gibi hep yanlarında olduğunu belirtti.

Yeni siyasetin Türkiye’nin de tam desteğiyle dünyanın gündemine taşındığının altını çizen Tatar, KKTC devletinin egemen bir devlet olarak yaşayacağını vurguladı.

Şiirlerin de okunduğu tören, dua okunmasıyla sona erdi.