
KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümü Brüksel’de kutlandı
17 Kasım, 2025
TC Dışişleri Bakanı Fidan, KKTC’nin kuruluşunun 42. yılını kutladı
17 Kasım, 2025Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42. yıl dönümü için önceki gün Ankara’da bir resepsiyon düzenlendi.
Resepsiyona Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, yabancı misyon temsilcileri ve birçok davetli katıldı.
Resepsiyon, şehitlere saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.
KKTC Ankara Büyükelçisi Korukoğlu, Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen “C130” tipi askeri kargo uçağında şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, aileleri ve Türkiye’ye başsağlığı ve sabırlar dileyerek, Kıbrıs Türk halkının bu acıyı yüreklerinde hissettiğini ve paylaştığını söyledi.
Düzenledikleri bu milli gün resepsiyonunun herhangi bir merasim olmadığını, bir halkın mukadderatının sembolü olduğunu belirten Korukoğlu, “42 yıl önce kendi mukadderatını tayin eden bir halkın milli iradesinin sembolüdür.” dedi.
Anavatan Türkiye”de görev yapmanın her Kıbrıslı Türk diplomat için muazzam bir onur ve ayrıcalık olduğunu vurgulayan Korukoğlu, Türk yetkililere ve Türk halkına göstermiş oldukları sıcak ilgi, samimiyet ve destek için en içten teşekkürlerini sundu.
Korukoğlu, şu şekilde konuştu:
“20 Temmuz 1974 Barış Harekatı ile özgürlüğüne kavuşan Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle varlığını, egemenliğini ve haklarını korumak için yıllarca kararlı bir mücadele yürütmektedir. Kendi kaderini tayin etme hakkını kullanarak 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan eden Kıbrıs Türk halkı, 42 yıldır özgürce yaşadığı, bağımsızlığını ve bekasını güvence altına alan devletini, Türkiye ve halkının güç ve desteğiyle geleceğe emin adımlarla taşımaktadır. İstiklal ve istikbal tutkumuzdur. Hürriyete olan tutkumuzu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurarak gösterdik.”
KKTC’de 19 Ekim 2025’te gerçekleştirilen seçimlere değinen Korukoğlu, “Kıbrıs Türk Halkının yerleşmiş demokratik kültürünü temsil eden bir başka örnek olmuştur. Cumhuriyetimizin ilkeleri ve halkımızın laik ve demokratik özelliğini yaşatmak vazifemizdir. Bu vazife gönüllü bir vazifedir. Seçimlerin hemen ardından sayın Cumhurbaşkanımız Tufan Erhürman’ın ifade ettiği gibi, KKTC’nin Türkiye ile ilişkileri, benzersiz bir dayanışma ve işbirliği örneğini temsil etmektedir. Şüphesiz, Kıbrıs meselesindeki pozisyonumuz her zaman olduğu üzere Türkiye Cumhuriyeti ile yakın istişare ve uyum içinde derinleşerek sürecektir. Bu anlayış bizim devlet geleneğimizdir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Sayın Cumhurbaşkanımızın dün Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeleri bu anlayışın tezahürüdür.” ifadelerini kullandı.
Korukoğlu, Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmanın, adadaki gerçekleri esas alan bir yaklaşımla mümkün olduğunu, sorunun temelinde, adadaki iki tarafın statüsü arasında uluslararası camia tarafından yaratılan eşitsizliğin yattığını vurguladı.
“Adadaki gerçeklerle uyumlu bir anlaşma yolunu esas alan yaklaşımımız, yalnızca Kıbrıs’a değil, Doğu Akdeniz’in barış, refah ve istikrarına da önemli katkı sağlayacaktır.” diyen Korukoğlu, Ada’da iki ayrı devletin bulunduğunu ve bu devletlerden birinin KKTC olduğunu söyledi.
Korukoğlu, KKTC’nin uluslararası hukukun öngördüğü devlet olma niteliklerinin tümünü karşılayan egemen bir devlet olduğunu belirterek, “KKTC’yi tanıyan tek devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir ve KKTC’nin başka devletlerce de tanınmasının Türkiye Cumhuriyeti devletinin yardımıyla başarılacağına olan inancımız tamdır. Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir anlaşma da ancak iki komşu devletin iş birliğiyle mümkün olacaktır.” dedi.
Kıbrıs Türk tarafının Ada’da bir anlaşmaya varmak için her zaman olumlu davrandığını belirten Korukoğlu, bu uzlaşmacı karakterlerinin hiçbir zaman egemenliklerinden ve Türkiye’nin Ada üzerindeki garantörlük haklarından vazgeçmek olmadığını ve asla da olmayacağını vurguladı.
Korukoğlu, şöyle devam etti:
“Rauf Raif Denktaş’ın söylediği gibi, Rum tarafı ve Yunanistan’ın beklentisi egemenlik haklarımızdan ve Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmemizdir. Bu beyhude bir bekleyiştir. Biz bellekleri zayıf bir halk değiliz. Geçmişle yaşayan, ancak geçmişe takılmadan atiye bakarak yolunu çizen bir halkız. Kıbrıs Türk halkı, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ ilkesine sadık olarak, bu ilkeye ve egemenliğine bağlı kalarak, Kıbrıs Rum komşularımızla Türkiye’nin de desteğiyle kalıcı bir iş birliğine hazırdır. Maalesef sınır komşumuz Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) liderliği barışçıl olmayı bırakın, silahlanmak ve askeri ittifaklar kurmak için hiçbir fırsatı kaçırmamaktadır. Kendi topraklarını Gazze’de masum insanların öldürülmesi için kullandırmakta hiçbir beis görmemektedir. GKRY’nin artan silahlanma faaliyetleri karşısında, çelik kubbe de dahil olmak üzere, savunma sanayinde dünyada ön sıralarda yer alan Türkiye’nin desteğiyle, gerekli her türlü önlemi alabilecek kudrete sahip olduğumuz asla unutulmamalıdır.”
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kuruluna hitaben önceki 3 Kurulda olduğu gibi bu yıl da yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ta iki ayrı devlet ve iki halk bulunduğunu, Kıbrıs Türklerinin adanın eşit sahibi olduğunu ve azınlık olmayı kabul etmeyeceğini ifade ettiğini hatırlatan Korukoğlu, uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet etti.
Korukoğlu, Türkiye’nin KKTC’nin ekonomik kalkınması ve genç nesillere daha müreffeh bir ülke inşa edebilmeleri için önemli desteklerini sürdürdüğünü, KKTC genelinde tamamlanan kara yolları ve altyapı çalışmaları ve dijital dönüşümünü hızlandıracak e-devlet gibi projelerin Türkiye-KKTC arasındaki yüksek düzeyli iş birlikleri olduğunu söyledi.
KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, KKTC’nin kuruluşunun 42. yılı dolayısıyla Anıtkabir’e de ziyarette bulundu.
Beraberindeki heyetle Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine gelen Korukoğlu, çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu.
Daha sonra hatıra fotoğrafı çektiren Korukoğlu, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
Büyükelçi Korukoğlu, deftere şunları yazdı:
“Aziz Atatürk, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en yüce eseri olan KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümünde manevi huzurunuzda bulunmanın gururunu ve coşkusunu yaşıyoruz. İlke ve inkılaplarınızın aydınlattığı yolda yürüyen Kıbrıs Türk halkı, 15 Kasım 1983’te kendi kaderini tayin etme hakkını kullanarak Cumhuriyet’i ilan etmiş ve özgürlük mücadelesini taçlandırmıştır. Bu kararlılık, Türk milletinin istiklal ruhunun Kıbrıs’taki en güçlü yansımasıdır.
Bugün bizler, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin teminatı olan KKTC’yi çağdaş dünyanın saygın bir üyesi kılma azmiyle yolumuza devam ediyoruz. Ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteği ve Kıbrıs Türk halkının inancı, geleceğe güvenle yürüyüşümüzün en büyük güvencesidir. Akıl, bilim ve özgür düşünceyi esas alan vizyonunuz, demokrasinin, hukukun ve insan onurunun temelini oluşturmaktadır. Bu değerlere sahip çıkarak Cumhuriyetimizi yaşatmak, bizler için yalnızca bir görev değil aynı zamanda en büyük onurdur.
Bu anlamlı günde büyük Türk milletine kazandırdığınız Cumhuriyet idealini bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
