Oktay: “İki devletli çözüm sabır gerektiren bir yol, bu yolu yine omuz omuza birlikte yürüyeceğiz”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, çözümün anahtarı gördükleri ‘Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi’ önerilerini uluslararası topluma kararlılıkla anlatmaya devam edeceklerini vurguladı;  “İki devletli  çözüm sabır gerektiren bir yol. Bu yolu yine omuz omuza birlikte yürüyeceğiz. Ayrıca Doğu Akdeniz’in, başta Doğu Akdeniz Türkleri olmak üzere tüm bölge halkları için barış, istikrar ve işbirliği denizi olması yönünde çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.

Enerji kaynakları konusunda Rum tarafının yine tek yanlı tutumunu takınmış durumda olduğuna bölgede yeniden tek taraflı hidrokarbon çalışmalarına başlayacağını duyurduğuna dikkat çeken Oktay, “Hiç merak etmesinler, onları yalnız bırakmaz, sondaj çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ederiz. Kimseden çekinmiyoruz… Doğu Akdeniz’de macera arayan cevabını alır” diye konuştu.

Uluslararası toplum için Kıbrıs konusunda gerçekçi politika zamanının çoktan geldiğini ve geçiyor olduğunu, iki devletli çözümün  bir müzakere pozisyonu olmadığını kaydeden Oktay, “Rum tarafı şimdi istiyormuş rolü yaptığı ortaklık devletini, önce yıkıp sonra reddetmedi mi? Yarım asırdır temcit pilavı gibi müzakere masasına getirilen öneriler hangi yaraya merhem oldu? Bu oyalama taktikleriyle Türk tarafının zamanla baskılara boyun eğmesini mi bekliyorlar? “ dedi.

Oktay, nereden gelirse gelsin Türk tarafının hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğini de vurguladı.

Oktay, KKTC’nin 38. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik içinde, kararlılıkla ilerledikleri takdirde, sorunların üstesinden geleceklerine inançlarının tam olduğunu ifade etti.

Oktay, hayal âleminde yaşayanlara en güzel cevabın  dimdik ayakları üzerinde duran, kalkınan, gelişen ve güçlenen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olduğunun da altını çizdi.

KKTC’nin kuruluşunun 38. Yıldönümü vesilesiyle yaşanan  bayram coşkusunu paylaşmaktan büyük  mutluluk duyduğunu ifade eden Oktay, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk milletinin en kalbi selam ve sevgilerini getirdiğini kaydetti ve Kıbrıs Türk halkının 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

15 Kasım’ın Kıbrıs Türk Halkı’nın mücadele tarihine eklenen şanlı bir sayfa olduğunu, 38 yıl önce bugün Kıbrıs’ta 1878’den itibaren başlayan belirsizlik, zulüm ve işkencenin son bulduğunu kaydeden Oktay, KKTC halkının on yıllarca Rum mezalimine korkusuzca direndiğini, can verdiğini, kan verdiğini ama hürriyetinden vazgeçmediğini söyledi.

Oktay konuşmasına şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türk Halkı 1571’den beri yurt edindiği, memleket bildiği toprağından egemenliğinden vazgeçmedi. Kıbrıslı Türklerin egemenlik ve diriliş destanı Rumlar’ın Enosis hayaline bir hançer gibi saplanmış, Kıbrıs Türkü katledilirken seyreden dünyaya hakkaniyet dersi vermiştir. 1974 Barış Harekatı’yla taçlanan bu mücadele Mehmetçik ve mücahitlerimizin  omuz omuza dayanışması ve kardeşlikle kazanıldı. KKTC 38 yıl önce meclisteki tüm tarafların ortak mutabakatı ve Kıbrıs Türk halkının desteği ve hürriyet aşkıyla kuruldu. Genciyle yaşlısıyla herkesin kutladığı bağımsızlık sevinci, Lefkoşa’dan Ankara’ya ve tüm kardeş coğrafyalara yayılmıştır. Bugün de işte o 1974 ve 1983 ruhuyla istiklalinize ve istikbalinize sahip çıkarak 38. Yılın haklı gururunu yaşıyoruz. Dalgalanan bu bayrak,  kendi  toprağınızda hüküm süren barış,  istikrar ve KKTC’de güçlenen demokrasi  en kıymetli değerinizdir. Bizler de bu kıvancı paylaşıyor. Kıbrıs Türkü’nün ada üzerindeki vazgeçilmez haklarının teminatı olan Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğinin daim olacağına yürekten inanıyoruz”

Hak ve eşitlik mücadelesinde nice badireler atlatan ve birçok zorluğa göğüs gören Kıbrıs Türkü’nün azmi ve iradesinin, ayrılmaz parçası olduğu Anavatan Türkiye için iftihar kaynağı olduğunu vurgulayan Oktay, “Birlik,  beraberlikle dayanışma içerisinde olarak daha parlak bir geleceğe sağlam adımlarla yürüyeceğimize  gönülden inanıyorum” dedi.

Kıbrıslı Türklerin var oluş mücadelesini başlatan Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Türk Barış Harekatı’nda yer alan dava insanlarını şükranla anan hayatta olmayanlara rahmet, hayatta olanlara sağlıklı ömürler dileyen Oktay,  bu uğurda can veren Cengiz Topelleri, Münür Salih Dilaverleri ve Fehmi Ercanları unutmadıklarını, unutmayacaklarını vurguladı.

Egemenliğin ambargoları aşıp refaha dönüşmesi için adada çözüm yönünde yol alınması ve adadaki iki devlet arasındaki işbirliği tesis edilmesinin önemine dikkat çeken Oktay, ortak anlayış ve akla dayanan bir çözüm rotası için Türkiye ve KKTC’nin her zaman fikir birliği içinde olduğunu kaydetti.

Diğer tarafta “asla” diyerek tüm olumlu havayı bozanlar, radikalleşmeyi körükleyenler ve çözümsüzlükten beslenenler olsa da kendilerinin iyi niyetle caba göstermeye devam ettiğini ve edeceğini ifade eden Oktay, amaçlarının bölgenin herkes için iş birliği sahasına dönüşmesi ve bu işbirliğinin sürekli istikrar ve refah üretir hale gelmesi olduğunu kaydetti.

Oktay konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir kez daha tekrarlıyoruz; adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm arzu ediyoruz. Böylece Ada’da ve bölgede, barış ve istikrarın yerleşmesini hedefliyoruz. Kıbrıs Türk halkının müktesep haklarının, bir başka deyişle egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve garanti altına alınması gerekir. Aksi halde çözümün yolunu açacak şartlar, hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın Cenevre’de ortaya koyduğu öneri de bu temel üzerine inşa edilmiştir” .

Uluslararası toplum için Kıbrıs konusunda gerçekçi politika zamanının çoktan geldiğini ve geçiyor olduğunu, iki devletli çözümün  bir müzakere pozisyonu olmadığını kaydeden Oktay, “Rum tarafı şimdi istiyormuş rolü yaptığı ortaklık devletini, önce yıkıp sonra reddetmedi mi? Yarım asırdır temcit pilavı gibi müzakere masasına getirilen öneriler hangi yaraya merhem oldu? Bu oyalama taktikleriyle Türk tarafının zamanla baskılara boyun eğmesini mi bekliyorlar? “ dedi.  Oktay, nereden gelirse gelsin Türk tarafının hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğini de vurguladı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş adada egemen bir Türk devleti kurulacağını dünya kamuoyuna ilan ettiği zaman, Rum kesiminin inanmayarak “bu açıklamalar şantajdır, tehdittir, asla olamaz” diye yorum yaptığını hatırlatan Oktay, Rum tarafının destekçilerinin de adada bağımsız bir Türk devletine ihtimal vermediğini, aynı bugün olduğu gibi hayal dünyasında yaşadığını belirtti ve “Rum tarafı ve destekçilerinin ikiyüzlü oyunlarının hepsi yine boşa gidecek” dedi.

Türkiye ve KKTC’nin, çözümün anahtarı gördüğü Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi  önerilerini  uluslararası topluma kararlılıkla anlatmaya devam edeceğini kaydeden Oktay, iki devletli çözümün  sabır gerektiren bir yol olduğunu, bu  yolu yine omuz omuza birlikte yürüyeceklerini söyledi.

Doğu Akdeniz’in, başta Doğu Akdeniz Türkleri olmak üzere tüm bölge halkları için barış, istikrar ve işbirliği denizi olması yönünde çalışmayı sürdüreceklerini ifade eden Oktay şunları ifade etti:

“Bizler bölgedeki enerji kaynaklarının Ada’daki iki taraf için işbirliği fırsatı olduğunu vurgularken Rum tarafı yine tek yanlı tutumunu takınmış durumda. Akdeniz’in yaşanan insani krizler ve göçmen manzaraları sebebiyle, trajedi denizi olarak anıldığı yetmedi mi?  Şimdi Rum tarafı, bölgede yeniden tek taraflı hidrokarbon çalışmalarına başlayacağını duyuruyor. Hiç merak etmesinler, onları yalnız bırakmaz, sondaj çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ederiz. Kimseden çekinmiyoruz. Doğu Akdeniz’de macera arayan cevabını alır. Ülkemizin ve Kıbrıs Türkünün Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerinin görmezden gelinmesine asla ve asla  göz yummayacağız. Bu meşru hak ve menfaatlerimizi fiili adımlarla korumaya devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içinde, kararlılıkla ilerlediğimiz takdirde, sorunların üstesinden geleceğimize inancımız tamdır”.

Oktay, hayal âleminde yaşayanlara en güzel cevabın, dimdik ayakları üzerinde duran, kalkınan, gelişen ve güçlenen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olduğunu da vurguladı.

“Üreten bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” anlayışıyla yürütülen ekonomik ve kalkınma işbirliği programıyla ulaştırmadan enerjiye, tarımdan sağlığa, turizmden eğitime, her sektöre ayrı ayrı eğildiklerini, projeleri birer birer tamamlayarak ilerlediklerini belirten Oktay “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle yaptığı ziyareti sırasında önemli açılışlar gerçekleştirmiş, temeller atmış; ayrıca, yeni yatırımların da müjdesini vermiştir” dedi.

İşbirliği protokolü kapsamında salgın desteği, sanayi ve sivil toplum destekleri gibi toplumun her kesimine dokunan ödemelerin süreçlerini başlattıklarını söyleyen Oktay,  “Aktarılan tutarlara ek olarak; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gönderdikleri yaklaşık 550 bin Kovid aşısının, KKTC e-devlet projesi, tıbbi ekipman destekleri ve karayolları çalışmaları son dönemde ilerlemelerle öne çıkan sektör bazlı projelerden sadece bir kaçıdır. Tarım alanlarını sulama projemiz de yatırım planlarımıza uygun şekilde devam etmektedir” diye konuştu.

Tören sonrasında  Girne’ye geçerek Türkiye’nin katkılarıyla yapılacak Askeri Hastane’nin temel atma törenini gerçekleştireceklerini ve bu kapsamda yapımı tamamlanan karayolları, medikal cihaz destekleri ve e-devlet projelerinin açılışlarını yapacaklarını kaydeden Oktay, yine bu program kapsamında 500 Yataklı Hastane’nin yanı sıra Kıbrıs Türkü’nün egemenliğinin abide sembollerinden birisi olacak yeni Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Yerleşkesinin proje lansmanına tanıklık edeceklerini; yakında inşaatlarına da başlanacağını dile getirdi.

Finansman destekleri ve sektör bazlı projelerin yanı sıra her türlü tecrübe aktarımı, insani ve teknik destek alanlarında da KKTC’nin yanında olduklarını vurgulayan Oktay, ihtiyaç duyulan yapısal reformları tamamlamış karar alma, uygulama ve denetim mekanizmaları en etkin şekilde çalışan; yol alan, ilerleyen bir KKTC için Türkiye olarak üzerine  düşen ne varsa yapacaklarını ifade etti.

Ortaya konulan bu iradenin sonuç vermesi için bir an önce meclisteki tüm tarafların ve hükümetin elzem olan yapısal reformlara odaklanmasını beklediklerini kaydeden Oktay, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Cuma günü gerçekleşen Türk Devletleri Teşkilatı İstanbul Zirvesi’nde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi; KKTC’yi de Türk Devletleri teşkilatında görme arzusundayız. Özellikle bu tür bölgesel açılımlara KKTC’nin uyumlanabilmesi için reform eylemlerinin hayata geçmesi olmazsa olmazdır. Diğer taraftan, Türkiye-KKTC işbirliği, köklü kardeşlik bağlarımız üzerinde yükselen sürdürülebilir ve sağlam temellere dayanmaktadır. Bu temeller; her türlü etkiden münezzeh şekilde; hiçbir zümre ya da grubun ajanda ipoteği altına girmeyecek kadar üst boyuttadır, üstün niteliktedir. Maraş açılımı da dâhil olmak üzere birlikte attığımız tarihi adımlarla milli davamız, yücelmeye ve yükselmeye devam edecektir. Bizler, tarihi bir, davası bir; derdi ve mücadelesi bir; büyük bir milletin evlatlarıyız”.

KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti’nin fikir ve gönül birliğiyle hareket ettiği müddetçe, üstesinden gelemeyeceği zorluk, aşamayacağı engel olmadığını belirten Oktay, tarihsel süreçte pek çok badireye göğüs geren büyük Türk milletinin kim ne yaparsa yapsın bundan sonra da her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek güce ve kudrete sahip olduğunun altını çizdi.

Hür ve özgür şekilde kutlanacak nice 15 Kasımlar, nice yıldönümleri dileyen Oktay, “Ebediyen istiklal ve istikbalinize sahip çıkacağınıza inanıyorum.  KKTC’nin Türkiye ile birlik, beraberlik ve dayanışma içinde daha nice güzel günlere ulaşmasını temenni ediyorum” dedi.