Özersay: “Belki bir paradigma değişikliği yapma noktasına geldiğimiz bir döneme giriyoruz”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, makamında TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TC Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kara, hava ve deniz kuvvet komutanlarını kabul etti.

Özersay, garantör Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Savunma Bakanının, Genel Kurmay Başkanının ve kuvvet komutanlarının birlikte ve böyle özel bir günde ülkede bulunmasının son derece önemli olduğunu söyledi.

Özersay, “Mevcudiyetiniz ve ziyaretiniz bizim için barışın, güvenliğin ve hepsinden önemlisi istikrarın güvencesidir” dedi.

Doğu Akdeniz’de son dönemde doğalgaz ve hidrokarbon kaynaklarıyla ilgili yaşanan gelişmeler işaret eden Özersay, “Doğu Akdeniz bölgesinde ve Kıbrıs’ta silahlanma yönünde ve askeri işbirliği bağlamında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde attığı atımlar dikkate alındığında ziyaretinizi son derece zamanlı ve anlamlı buluyoruz. Bu ziyaretten mesaj alması gerekenler gerekli mesajı alacak diye düşünüyoruz, almayanlara da almalarını tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

KKTC’nin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yetki ve sorumluluk alanına giren konularda Türkiye Cumhuriyeti ile yakın işbirliği içinde olduklarını söyleyen Özersay, “Kıbrıs konusunun geleceğiyle ilgili olarak da TC Dışişleri Bakanlığı ile yakın işbirliği ve diyalog halindeyiz” dedi.

1968’de başlayan ve 50 yıl devam eden Kıbrıs müzakerelerinde giderek bir kırılma noktasında gelindiğini kaydeden Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay, “Belki bir paradigma değişikliği yapma noktasına geldiğimiz döneme giriyoruz. Bu bağlamda bu şekilde güçlü bir ziyaretin ülkemiz ve ülkelerimiz, örtüşen dış politikalarımız açısından son derece önemli” şeklinde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise, yenilenen Cengiz Topel Anıtı’nın açılış töreni ile Erenköy’deki anma töreninde Kıbrıslı Türklerle beraber olduklarını, bunun mutluluğunu ve heyecanını yaşadıklarını belirtti.  Akar, “Bu gün önemli bir anı olarak hatırlarımızda kalacak” dedi.  Akar, ülkede gördükleri yatırımların da kendilerini sevindirdiğini söyledi.

Akar, Türkiye’nin garantörlükten doğan hak ve sorumlulukları olduğunu, bunu yerine getirmeye kararlı ve hazır olduklarını belirterek, “Bu konuda imkan ve kabiliyetimiz de yeterli” dedi.

Akar, “TC devleti garantörlük hak ve sorumluluklarını dün neyse bugün de aynı ciddiyetle, aynı şiddetle uygulamaya hazırdır. Geçmişte oldu, bugün bitti şeklinde ya da birtakım sulandırıcı sözlerle, şunlarla bunlarla bu gerçek değiştirilemez” şeklinde konuştu.

Kıbrıs’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin milli davası olduğunu söyleyen Akar, ülkenin büyük bir hassasiyetle buradaki gelişmeleri takip ettiğini belirtti, “Kıbrıslı kardeşlerimizin, rahatı, huzuru ve güveni bizim için son derece önemli. Kıbrıs Türkü ile kader birliği ettiğimizin de bilincindeyiz. KKTC halkının siyasi eşitliği ve güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Bu konuda hiçbir taviz verilemez, bu konu eğilip bükülemez,  açık ve nettir. Bunun bu şekilde bilinmesi lazım” dedi.

Kıbrıs’ta bulunacak çözüm modeli konusunda Türkiye’nin dayatması olmadığını kaydeden TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Herhangi bir modeli de dışlamıyoruz. Sorunun, sonuç odaklı müzakere, uluslararası hukuk çerçevesinde barışçıl yöntemlerle çözülmesinden yanayız. Bunu pek çok kez söyledik” dedi.

Kıbrıslı Türklerin önlerini görmek istediğini de söyleyen Akar, “Müzakere yapmış olmak için yeni süreçlerin başlatılmasının taraflara yarar getirmediğini biliyoruz, görüyoruz ve kabul ediyoruz. Bu da mutlaka değerlendirilmeli” dedi.

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TC Dışişleri Bakanı Mevlüt  Çavuşoğlu ve diğer yetkililerin de barıştan, iyi komşuluk ilişkilerinden ve uluslararası hukuktan yana  olduklarını dile getiren Akar, “Bu bizim samimi kanaatimiz, düşüncemiz. Tarafların aklıselim olmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar şöyle devam etti:

“Diğer taraftan da şunu söylemek zorundayız. Bu bir tehdit değil. Eğer herhangi bir şekilde oldu bittiye çalışırsanız, herhangi bir şekilde bizim içinde olmadığımız, Türkiye’nin, KKTC’nin içinde olmadığı birtakım kararlar vermeye kalkarsanız Doğu Akdeniz’le alakalı, hidrokarbon, münhasır ekonomik bölge dahil, Kıbrıs’ın kendi içindeki meseleler dahil bir şekilde bir oldubittiye kalkarsanız böyle bir çıkış olmadığını, buna asla müsaade etmeyeceğimizi, böyle bir kararın ve uygulamanın yaşama şansı olmadığını açık şekilde ortaya koymak istiyoruz, bilinmesini istiyoruz.”