
Başbakan Üstel, Türkiye’den gazetecilerle bir araya geldi: “Bütün engelleri anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük desteğiyle aşıyoruz”
26 Ocak, 2026
Erhürman: “Müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere istiyorum”
26 Ocak, 2026Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Fransız Yargıtayı’nın KKTC vatandaşı Behdad Jafari hakkında verilen Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’nin reddi kararına yapılan itirazı geri çevirdiğini belirterek, bu kararın Taşınmaz “GKRY’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni siyasi amaçlarla kullanma girişimlerine verilmiş açık bir yanıt” olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Meclisinden yapılan açıklamaya göre, Öztürkler, katıldığı bir programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Öztürkler, Jafari hakkında Fransa’da yürütülen süreçte, Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni aralık ayında reddettiğini, çarşamba günü ise Fransız Yargıtayı’nın, savcılığın bu karara yaptığı itirazı geri çevirdiğini kaydetti.
Kesinleşen bu kararın bir emsal niteliği taşındığını ve GKRY’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni siyasi amaçlarla kullanma girişimlerine verilmiş açık bir yanıt olduğunu söyleyen Öztürkler, TMK’nın mülkiyet konularında uluslararası alanda tanınan tek geçerli ve etkili hukuk yolu olduğunu vurguladı. TMK tarafından bugüne kadar ciddi tazminat ödemeleri yapıldığını hatırlatan Öztürkler, buna rağmen GKRY’nin bu mekanizmayı siyasi gerekçelerle hedef aldığını ifade etti.
Rum yönetiminin TMK’ya yapılacak başvuruları engelleyerek hem süreci tıkadığını hem de kendi vatandaşlarının hak arama yollarını kapatarak onları mağdur ettiğini söyleyen Öztürkler, TMK’nın öneminin her geçen gün arttığını belirtti, Kıbrıs Türk tarafının bu yapının güçlenmesi için kararlılıkla çalıştığını kaydetti.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in son dönemde adaya yaptığı sık ziyaretlere de değinen Öztürkler, buna karşın Rum Yönetimi’nin KKTC’yi yok sayan ve Kıbrıs Türk tarafını görmezden gelen açıklamalarını artırmasının ciddi bir çelişki yarattığını ifade etti. Bu durumun müzakere zemininin sağlıklı ilerlemesini engellediğini belirten Öztürkler, adadaki gerçeklerin ve iki tarafın eşit statüsünün uluslararası toplum tarafından net biçimde dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Öztürkler, Holguin’in yürüttüğü temasların ancak taraflara eşit mesafede yaklaşılması ve Rum Yönetimi’nin dışlayıcı tutumuna karşı daha kararlı bir duruş sergilenmesi halinde anlam kazanacağını dile getirdi.

