Kanbay: “Yunanistan Başbakanının Kıbrıs meselesini Türkiye’nin adayı işgali olarak tanımlaması enteresan bir ifade”
25 Ocak, 2017Akıncı : “AB’nin güvenlik ve garanti mekanizması yok”
26 Ocak, 2017TC Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Kıbrıs müzakerelerine ilişkin iyi niyeti koruduklarını belirterek, “Kıbrıs’ın iki toplumlu, iki kesimli federe bir devlet olması ve bu federe devletin de Avrupa Birliği’nin bir ülkesi olması açısından bu anlaşmanın hayırlı, iyi netice sağlamasını istiyoruz, arzu ediyoruz ve destekliyoruz. Müzakerecilere de bu manada destek veriyoruz.” dedi.
Türkeş, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nde (ESAM) düzenlenen “Milli Davamız Kıbrıs” konulu konferansta yaptığı konuşmada, Kıbrıs konusunun birçok yönünün bulunduğunu ifade etti.
Türkeş, kendisinin de hem Kıbrıs ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, bu bakımdan Kıbrıs’ı sadece milli bir dava olarak algılamanın ötesinde, ata toprakları olması açısından da kendisi için ayrıca bir önemi olduğunu söyledi.
“Kıbrıs’ta bir Türk toplumu olduğu için Kıbrıs ile Türkiye ilgileniyor” şeklinde yanlış bir bilginin bulunduğunu ifade eden Türkeş, “Bir kere Kıbrıs’ta bir tane Türk yaşamasa dahi Türkiye’nin Kıbrıs diye bir meselesi vardır ve bundan vazgeçmesi mümkün değildir. ” diye konuştu.
Türkeş, Doğu Akdeniz siyaseti açısından da Kıbrıs’ın hayati öneme sahip olduğunun bilinmesi gerektiğine işaret etti.
Ada’ya ilişkin taraf olan birden fazla ülkenin bulunduğunu anlatan Türkeş, “Bir kere bunları bilmemiz lazım. Bu mesele, çok karmaşık çok girift bir meseledir ve bunu doğru görüp doğru analiz yapmazsak çözümü de doğru bulmamız mümkün olmaz. Kıbrıs’ta taraflar, sadece Kıbrıs Türk’ü ve Kıbrıs’taki Rum yönetimi ile Yunanistan ve Türkiye değildir, çok daha fazla insanın ilgisi, menfaati ve çıkarı vardır.” değerlendirmesini yaptı.
Zaman zaman iç basında Kıbrıs’ta müzakerelere neden mani olunduğu yönünde bazı haberlerin çıktığını ifade eden Türkeş, meselenin kişilere indirgenmeye çalışıldığını belirtti. Türkeş, “Oysaki işin aslında burada bir güç mücadelesi vardır, burada bir Doğu Akdeniz siyasetinin 21. yüzyılda şekillenmesi söz konusudur ve orada bu güçlerin birbiriyle çekişmesi, müzakeresi, münazarası devam etmektedir bunu anlamak lazım.” dedi.
Kıbrıs’taki meselenin her iki tarafın da menfaatlerini asgari seviyede muhafaza ederek bir uzlaşma noktası bulmak olduğuna işaret eden Türkeş, şöyle konuştu:
“Bu iki tarafın uzlaşı noktasını bulmadığınız zaman anlaşma yapmış olamazsınız. Ona anlaşma denmez. Kıbrıs Türk toplumu ile Kıbrıs Rum yönetimi arasındaki müzakeredeki yaşanan en önemli mesele budur.
Kıbrıs Rum tarafı, müzakerelerde, bir kere Kıbrıs Türk toplumunu azınlık olarak mütalaa ediyor.
“Güvenlik ve garantiler noktasında da Türkiye olarak esas yapılması gerekenleri geçtikten sonra devreye gireceğiz.” diyen Türkeş, şunları kaydetti:
“Devreye girmek için bekliyoruz ama oraya gelmiyor. 5 madde üzerinde her iki taraf anlaşma gayretinde. Yönetim, güç paylaşımı, toprak vesaire gibi meseleler var. Onlar üzerinde müzakere ediyorlar. Türkiye, bir şey talep etti ve oradaki bir anlaşma sonrasında ilişkiyi sürdürebilir olmak bakımından da önemli.
Ama bütün bunlara rağmen iyi niyetimizi koruyoruz. Kıbrıs’ın iki toplumlu, iki kesimli federe bir devlet olması ve bu federe devletin de Avrupa Birliği’nin bir ülkesi olması ve bu vesileyle Türkçe’nin Avrupa Birliği’nin de asli dillerinin içinde yer alması, artı Kıbrıs biliyorsunuz AB ilişkilerinde engel olarak önümüze konuyor, bunların da ortadan kaldırılması açısından biz bu anlaşmanın hayırlı, iyi netice sağlamasını istiyoruz, arzu ediyoruz ve destekliyoruz. Müzakerecilere de bu manada destek veriyoruz.”
