
Cumhurbaşkanı Erhürman Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ı kabul etti
19 Haziran, 2026
Ertuğruloğlu, BM Temsilcisi Diagne ve UNFICYP Komutanı Alam’ı kabul etti
22 Haziran, 2026Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Doğu Akdeniz’de son dönemde şekillenen bazı askeri işbirliği girişimlerini ve bölgesel güvenlik denklemini etkileyebilecek gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Son olarak garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşma, aslında meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı olan bir girişimdir” ifadelerini kullandı.
Güler, NATO Savunma Bakanları Toplantısı için bulunduğu Brüksel’de Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Ankara’da 7-8 Temmuz ‘da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde düzenlenen NATO Savunma Bakanları Toplantısı ve Ukrayna Savunma Temas Grubu toplantılarına katıldığını aktaran Güler, toplantılarda NATO’nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna’ya sağlanabilecek destek ve diğer güvenlik konularının ele alındığını ifade etti.
Bakan Güler, muhataplarına Türkiye’nin NATO’ya kuvvet katkısı sağlayan ülkeler arasında daima ilk 5’te yer alan bir ülke olarak İttifak’ın savunma ve caydırıcılığına sağladığı katkılar, yüzde 5 savunma taahhüdü hedefine ulaşılması konusunda kaydedilen kararlı ilerlemeler, Ukrayna’ya destek ve Ankara Zirvesi kapsamında hazırlıklar ve beklentiler hakkında bilgi verdiğini belirtti.
Güler, Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşma ile ilgili sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Güvenlik üretmesi gereken aktörlerin, bölgesel gerilimleri derinleştirecek adımlardan kaçınması; diyalog, işbirliği ve ortak güvenlik anlayışını öncelemesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede Doğu Akdeniz’de son dönemde şekillenen bazı askeri işbirliği girişimlerini ve bölgesel güvenlik denklemini etkileyebilecek gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Son olarak garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan anlaşma, aslında meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı olan bir girişimdir.”
Güler, Türkiye’nin askeri kapasitesi, caydırıcılığı ve bölgesel konumu dikkate alındığında, Türkiye ve KKTC’nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir girişimin veya ittifakın başarı şansı bulunmayacağını dile getirdi.
Burada asıl üzerinde durulması gereken hususun, bölgesel güvenliği artırmak yerine belirli aktörleri çatışma ve krizlerin parçası haline getirebilecek yaklaşımların uzun vadede bölge halklarının güvenliğine zarar verme riski olduğuna değinen Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini hedef alan oldu bittilere ve hasmane girişimlere karşı gerekli karşılığı verecek güce, kabiliyete ve sarsılmaz bir iradeye sahip olduğunun altını çizdi.
Güler, Kıbrıs Adası’nın güvenliği ve statüsüne ilişkin düzenlemelerin uluslararası anlaşmalarla belirlendiğini anımsatarak, “Türkiye, garantörlük hak ve sorumluluklarını uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru zeminde sürdürmektedir. Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı bizim için hayati öneme sahiptir. Bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isterim ki Türkiye, Doğu Akdeniz’de barışın, istikrarın ve yapıcı diyaloğun tarafıdır. Ancak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini tehdit edecek gelişmeler karşısında da garantörlük sorumluluklarımızın gereğini yerine getirme irademiz tamdır.” şeklinde konuştu.

