
İletişim Başkanı Duran: AB kurumlarından beklenen, Ada’daki gerçekleri gözeten bir yaklaşım ortaya koymaktır
4 Eylül, 2026
Cumhurbaşkanı Erhürman, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı kabul etti
4 Eylül, 2026Girne açıklarında meydana gelen gemi faciası nedeniyle KKTC’ye taziye ziyaretinde bulunun Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Başbakan Ünal Üstel Ercan Havalimanı’nda ortak basın açıklaması yaptı.
Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı en büyük ve en acı deniz felaketlerinden birinin hemen ertesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın ülkeye gelerek KKTC’nin acısını paylaştığını kaydetti.
Üstel, Marmara Denizi’nde meydana gelen gemi kazasından dolayı Türkiye’ye ve Türk milletine geçmiş olsun dileklerini de iletti; hem oradaki hem buradaki kayıplara da en kısa sürede ulaşılmasını ve yaşanan felaketlerin yaralarının en kısa sürede sarılmasını diledi.
Yılmaz ile devam eden arama kurtarma çalışmaları ve yürütülen süreçleri tüm ayrıntıları ile ele aldıklarını aktaran Üstel, ayrıca kayıp yakınları ile bir araya gelerek onları dinlediklerini, acılarını paylaştıklarını ve yanlarında olduklarını ifade ettiklerini söyledi.
Üstel, şöyle devam etti:
“Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın böylesine zor bir günde ülkemize gelmesi, ailelerimizin yanında olması ve acımızı paylaşması bizlere güç vermiştir. Bu ziyaret, Kıbrıs Türk halkına yalnız olmadığını bir kez daha hissettirmiştir.
Şimdi kendisini uğurlarken, bu anlamlı ziyaret vesilesiyle şahsında Anavatan Türkiye’nin ilk andan itibaren ortaya koyduğu güçlü dayanışma için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Böylesine acı günlerde kelimeler yetersiz kalır. Ancak bu zorlu günleri de Anavatan Türkiye’nin büyük desteğiyle, milletçe birlik ve beraberlik içerisinde aşacağımıza olan inancım tamdır. Böylesi dönemlerde dostluk daha fazla anlam kazanır. Kardeşlik daha fazla anlam kazanır. Dayanışma daha fazla anlam kazanır.
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişki de tam olarak böylesi bir kardeşliktir. Biz sadece iyi günlerin dostu değiliz. Acıyı da sevinci de paylaşırız. Zor zamanlarda birbirimize omuz veririz. Karşılaştığımız her türlü güçlüğe birlikte göğüs gereriz. Biz kader birliği yapmış iki kardeş devletiz. Yaşadığımız bu büyük deniz faciasında da bunu bir kez daha bütün açıklığıyla gördük.”
Facianın yaşandığı ilk andan itibaren Türkiye’nin yanlarında olduğunu vurgulayan Üstel, şunları kaydetti:
“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, kazanın gerçekleştiği ilk andan itibaren bizlerle yakın temas içerisinde oldular. Yaşanan gelişmeleri anbean takip ettiler. İhtiyaçlarımızı sordular. İhtiyaç duyduğumuz her noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin imkanlarını harekete geçirdiler. Bütün süreç boyunca desteklerini bizden hiçbir zaman esirgemediler.
Türkiye Cumhuriyeti tarafından görevlendirilen çok sayıda hava, deniz ve kara unsuru arama kurtarma çalışmalarımıza güçlü destek verdi. TCG IŞIN ve TCG ALEMDAR da denizin derinliklerinde yürütülen çalışmalara katıldı. Bu çalışmalar 7 gün 24 saat esasına göre halen devam ediyor ve devam edecek.
Bu noktada Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığımıza, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığımıza ve arama kurtarma faaliyetlerine katılan her bir askerimize, personelimize ve görevlimize halkımız adına yürekten teşekkür ediyorum.
Bugün Sayın Cevdet Yılmaz’ın ülkemize gelmesi de bu dayanışmanın çok kıymetli bir göstergesi olmuştur. Acımızı paylaşmıştır. Kayıp yakınlarımızı ve acılı ailelerimizi dinlemiştir. Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bu nedenle başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği destek için, bugün de acımızı paylaşmak üzere ülkemizde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’a Kıbrıs Türk halkı adına yürekten teşekkür ediyorum.”
Facianın ilk anından itibaren önceliklerinin insanları kurtarmak, kayıplara ulaşmak ve bu büyük facianın bütün yönleriyle aydınlatılmasını sağlamak olduğunu kaydeden Başbakan Üstel, devletin tüm imkanlarını ilk andan itibaren seferber ettiklerini ve kazaya anında müdahale edildiğini söyledi.
Üstel, “Bu ilk müdahale olmasaydı bugün çok daha fazla kayıptan söz ediyor olabilirdik. Ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteğiyle çalışmalarımızı havadan, denizden ve denizin derinliklerinde sürdürdük. Gece gündüz demeden çalıştık. Çalışmaya da devam ediyoruz. 267 kişinin bulunduğu gemiden 239 insanımızı sağ salim kurtardık. Bugün bir naaşa daha ulaşıldı. Ne yazık ki 10 canımızı kaybetmiş durumdayız. Şu anda halen ulaşamadığımız 18 insanımız var. Hayatını kaybeden insanlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum. Tüm halkımıza başsağlığı diliyorum.” diye konuştu.
Başbakan Ünal Üstel, kayıplara ulaşmak için çalışmaların aynı kararlılıkla devam ettiğini söyleyerek, bunun en büyük öncelikleri olduğunu belirtti.
Bu facianın nasıl ve neden meydana geldiğini bütün yönleriyle ortaya çıkarmanın da çok önemli bir başka sorumlulukları olduğunu kaydeden Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlk günden söyledim. Bugün bir kez daha açıkça söylüyorum. Kim olursa olsun, hangi makamda veya görevde bulunursa bulunsun bu faciada bir kusuru, ihmali veya sorumluluğu varsa hukuk önünde hesabını verecektir. Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.
Şu an itibarıyla olayla bağlantılı kaptan ve şirket sorumlusu dahil tüm gemi personeli yargılanıyor. Bugün bir kez daha hakim önüne çıktılar. Bilgi ve belgeler inceleniyor. Teknik değerlendirmeler yapılıyor.
Biz de hükümet olarak soruşturmanın hiçbir şüpheye mahal vermeden, sağlıklı ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi için üzerimize düşeni yapıyoruz.
Benim için makamların, kişilerin veya siyasi dengelerin korunmasından daha önemli olan tek şey vardır. Gerçeğin ortaya çıkması. Adaletin tecelli etmesi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ihtiyaç duyulması halinde gerekli başka idari tedbirleri almaktan da çekinmeyeceğim.
Bizim görevimiz devam eden soruşturmanın sonucunu peşinen ilan etmek değildir. Herkesin masumiyet karinesi korunmalıdır. Kimin suçlu, kimin kusurlu olduğuna karar verecek olan bağımsız yargımızdır.
Bizim görevimiz yargının görevini hiçbir baskı, hiçbir şüphe ve hiçbir engel olmadan yerine getirebilmesinin önünü açmaktır. Bu konuda Kıbrıs Türk adaletine sonuna kadar güveniyorum. Hakimlerimize, savcılarımıza güveniyorum. İhtiyaç duyulan her noktada tam destek veriyorum.”
Facianın ortaya koyduğu eksiklikleri de büyük bir ciddiyetle değerlendirdiklerini söyleyen Üstel, mevzuatta eksiklik varsa gidereceklerini, gerekiyorsa uygulamalarda değişiklik yapacaklarını vurguladı.
Üstel, “Çünkü devlet yönetmek yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmek değildir. Yaşananlardan ders çıkarmaktır. Aynı acıların bir daha yaşanmaması için gereken tedbirleri almaktır. Biz de bunu yapacağız.” dedi.
Hükümet olarak her yapıcı eleştiriyi dinlemeye ve eksik varsa gidermeye, yanlış varsa düzeltmeye hazır olduklarını kaydeden Üstel, ancak böylesine büyük bir acıyı siyasi hesaplaşmaların malzemesi haline getirmenin hiç kimseye faydası olmayacağını vurguladı.
“Geçmişte olduğu gibi böylesi kriz dönemlerini siyasi fırsata çevirerek devlet otoritesini zayıflatmaya, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkileri tartışmaya açmaya çalışanlar da çıkabilir.” diyen Üstel, kimsenin bunu başaramayacağını vurgulayarak, “Bugün ihtiyacımız olan şey birliktir. Acılı ailelerimizin yanında olmaktır. Gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Ülkemize ve devletimize sahip çıkmaktır.” İfadelerini kullandı.
Bir taraftan bu büyük facianın yaralarını sardıklarını diğer taraftan ise ülke yönetme sorumluluğunu yerine getirmeye devam ettiklerini kaydeden Üstel, “Hükümetimiz görevinin başındadır. Devletimizin tüm kurumları çalışmaktadır.” dedi.
Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zor zamanlarda sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmadım. Bugün de kaçmayacağım.
Halkımız bize bu ülkeyi yönetme sorumluluğunu vermiştir. Bu sorumluluğun gereğini sonuna kadar yerine getireceğiz. Bu halk en zor günleri bir olarak, birlik olarak aşmayı başarmış bir halktır.
Pandemiyi birlikte aştık. Depremin yaralarını birlikte sardık. Bu büyük acının yaralarını da birlik ve beraberliğimizi koruyarak hep birlikte saracağız.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım, değerli halkımız, zor günlerde yanınızda gerçek dostunuzu görürsünüz. Gerçek kardeşinizi görürsünüz. Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin tarih boyunca yanında olduğunu görmüştür. Bugün de görmektedir. Anavatan Türkiye yine yanımızdadır.
Sayın Cevdet Yılmaz’ın bugün gerçekleştirdiği ziyaret de bizlere bunu bir kez daha göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti bir kez daha Kıbrıs Türk halkına şu güçlü mesajı vermiştir… “Acınız acımızdır. Yalnız değilsiniz. Yanınızdayız.”
Biz de aynı samimiyetle söylüyoruz. Bu kardeşliği hiç kimse sarsamaz. Bu dayanışmayı hiç kimse zayıflatamaz. Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki gönül bağını hiçbir güç koparamaz. Geçmişte büyük zorlukları birlikte aştık. Bu büyük acının yaralarını da birlikte saracağız.
Kayıplarımıza ulaşmak için çalışacağız. Gerçekleri ortaya çıkaracağız. Adaletin tecellisini sağlayacağız. Yaşananlardan gereken bütün dersleri çıkaracağız ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha güçlü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle hayatını kaybeden insanlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.
Arama kurtarma çalışmalarında gece gündüz görev yapan bütün personelimize ve kurumlarımıza teşekkür ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım, bu zor günümüzde yanımızda oldunuz. Acımızı paylaştınız. Ailelerimizi dinlediniz. Bizlere güç verdiniz. Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunuzu bir kez daha gösterdiniz. Şahsım ve halkımız adına size teşekkür ediyorum. Anavatan Türkiye’ye selamlarımızı, sevgilerimizi ve şükranlarımızı götürmenizi diliyorum.
Sizi ülkemizden uğurlarken yolunuz açık olsun diyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi böylesi acılardan korusun. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve dayanışmamızı daim etsin.”
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında Girne açıklarında yaşanan deniz faciasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Yılmaz, ortak acıyı paylaşmak ve taziyelerini iletmek için bugün geniş bir heyetle KKTC’ye geldiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına selamlarını, yaşanan facia dolayısıyla taziye ve başsağlığı dileklerini de iletti.
“Tüm milletimizin başı sağ olsun.” diyen Yılmaz, elim hadisenin ilk anlarından itibaren Türkiye Cumhuriyeti olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve tüm imkanlarını seferber ettiklerini söyledi.
Ülkedeki temaslarından bahseden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile bir araya gelerek yaşanan faciaya ve yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmeler yapma imkanı bulduklarını ve arama kurtarma faaliyetlerinin mevcut durumu ile kazanın aydınlatılmasına yönelik çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi aldıklarını aktardı. Cevdet Yılmaz, ayrıca kayıpların aileleriyle de bir araya gelerek onların acıları paylaştıklarını, beklenti ve önerilerini dinlediklerini söyledi.
Yılmaz, “Ateş düştüğü yeri yakıyor. En büyük acıyı onlar yaşıyorlar hepimizi derinden üzen bu hadisede. Ben ailelere bir kez daha sabır diliyorum ve her zaman yanlarında olduğumuzu, olacağımızı ifade etmek istiyorum. Yakınlarını kaybetmenin derin acısını ve sevdiklerinden gelecek bir haberi beklemenin ağır yükünü taşıyan ailelerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde acılarını yürekten paylaştığımızı ve bu zorlu süreçte Türkiye Cumhuriyeti olarak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti otoriteleri olarak her zaman yanlarında olduğumuzu ifade ettik.” diye konuştu.
Kayıp durumundaki kişilere ulaşılması için geniş çaplı ve 7 gün 24 saat esasıyla bir arama kurtarma faaliyetinin sürdüğünü kaydeden Cevdet Yılmaz, bugün bir acı haber daha aldıklarını, bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve yukarıya çıkarıldığını açıkladı. Yılmaz, naaşa usulünce kimlik tespiti yapıldıktan sonra bu kimliğinin kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Yılmaz, bu gelişmelerin sağlanmasında emeği olan tüm yetkililere şükranlarını da sundu.
Kurtarılan yolcuların tedavileri tamamlanarak taburcu edildiğini ve şu an hastanede sadece iki yolcu olduğunu belirten Yılmaz, bu iki yolcunun hayati tehlikesinin olmadığını belirtti.
Bu süreçte KKTC makamları ile güçlü bir koordinasyon tesis edildiğini belirterek, arama kurtarma faaliyetleri için Türkiye devletinin tüm imkanlarının seferber edildiğini yineleyen Yılmaz, bu çerçevede Başbakan Üstel ile ekibine de teşekkür etti.
Yılmaz, “Gece gündüz bu konuda Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çok yakın bir çalışma sergilemişlerdir. Sorumlulukla hareket edilmiştir ve çok güçlü bir şekilde bu çalışmaların yapılması için tüm gayret sarf edilmiştir. Sayın Başbakan’ın şahsında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Arama kurtarma çalışmalarına ilişkin Yılmaz, “KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın dört gemiyle katıldığı çalışmalara Sahil Güvenlik Komutanlığımız üç gemi, bir helikopter, dalış ekipleri ve sonar sistemiyle destek vermektedir. Deniz Kuvvetlerimizin sekiz gemi ve üç insansız hava aracıyla, hava kuvvetlerimizin ise bir helikopter ve bir insansız hava aracıyla yer aldığı operasyon, 24 saat esasına göre sürdürülmektedir. Kıbrıs kıyı emniyetine ait römorkör ve dalış ekiplerinin yanı sıra özel tekneler ve balıkçı tekneleri de arama kurtarma faaliyetlerine destek olmuşlardır.” açıklamasında bulundu. Yılmaz, gönüllü olarak bu çalışmalara destek verenlere teşekkür de etti.
Yapılan çalışmalar sonucunda yaklaşık 550 metre derinlikte bulunan geminin enkazına ulaşıldığını anımsatan Yılmaz, batığın çevresinde ayrıntılı görüntüleme ve arama faaliyeti başlatıldığını ve bunun sonucunda bugün kayıplardan birinin naaşına ulaşıldığını, kimlik tespiti için gerekli işlemlerin başlatıldığını kaydetti. Yılmaz, başka naaşlara da ulaşılma durumunun olduğunu da ifade etti.
Lefkoşa Büyükelçiliği’nde de bir kriz masası oluşturulduğunu anlatan Yılmaz, bunun aracılığıyla kazazedelerin ve yakınlarının tedavi, tahliye, barınma, ulaşım ve belge ihtiyaçlarının karşılanması için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Yılmaz, bu nedenle Elçiliğe de teşekkür etti.
Yılmaz, şöyle konuştu:
“Az önce Sayın Başbakan’ın da ifade ettiği gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da çok net altını çizdiği gibi bu konuda gerekli tüm soruşturmalar yapılacak. KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti makamlarının iş birliğiyle kimin ihmali varsa, kimin sorumluluğu varsa elbette hukuk önünde hesap vermesi için ne gerekiyorsa yapılmaktadır, yapılmaya devam edilecektir. Geminin hangi şartlarda sefere çıktığından teknik yeterlilik ve denetim kayıtlarına, mürettebatın tutumundan ilgili kurumların kararlarına kadar bütün süreç titizlikle incelenecektir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarınca başlatılan adli, idari ve teknik soruşturmanın sağlıklı biçimde tamamlanması için Türkiye Cumhuriyeti olarak gerekli bütün teknik ve kurumsal desteği sunacağız. Kazaya ilişkin soruşturma büyük bir titizlikle sürdürülecek, facianın yaşanmasında ihmal veya kusuru bulunanların tespit edilmesi halinde hukukun gerektirdiği adımlar kararlılıkla atılacaktır.
Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak tespitler bize şu açıdan da ışık tutacaktır. Bir daha benzer hadiselerin benzer faciaların yaşanmaması adına atılması gereken adımlar alınması gereken tedbirler varsa bunların da tespit edilmesi ve hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.”
Kıbrıs Türküyle Türkiye’nin geçmişten bugüne karşılaştığı her zorluğa omuz omuza göğüs gerdiğini kaydeden Yılmaz, “Bu sarsılmaz kardeşlik böylesi ağır günlerde sahadaki dayanışma ve paylaşılan sorumlulukla güçlü karşılığını bulmuştur… Girne’de yaşanan acı Ankara’da ve Türkiye’nin 81 ilinde aynı derinlikle hissedilmekte.” dedi.
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kayıpları olan ailelerin bekleyişi milletimizin ortak bekleyişine dönüşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti arama kurtarma çalışmalarından soruşturma sürecine ailelerimizin ihtiyaçlarından teknik desteğe kadar her alanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmayı sürdürecektir.
Kıbrıs’la Türkiye arasında bir adli yardımlaşma anlaşmamız söz konusu. Bu çerçevede bugün itibariyle bu konuda Kıbrıs yargısı tarafından Adalet Bakanlığımıza iletilen bir talep söz konusudur. Bu çerçevede de Adalet Bakanlığımız gerekli tüm teknik desteği sunacaktır. En kısa sürede bu konudaki hazırlıklar tamamlanarak soruşturma sürecine gerekli teknik destek sağlanacaktır.
Bu vesileyle hayatını kaybeden kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, aziz milletimize ve Kıbrıs Türk halkına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yararlılarımıza acil şifalar temenni ediyor. Sağ olarak kurtarılan yolcularımıza bir kez daha geçmiş olsun diyorum. Kayıp yolcular için yoğun gayretlerin süreceğini bir kez daha ifade ediyorum. Büyük bir fedakarlıkla bu süreçte görev yapan bütün arama kurtarma ekiplerimize ve diğer alanlarda çaba sarf eden, katkı sunan tüm kişi ve kurumlara KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti’nden tüm katkısı olanlara gönülden teşekkür ediyorum.”

