Muratağa ve Sandallar’da 1974’te şehit edilen 11 çocuk devlet töreniyle şehitliğe defnedildi
Date Added: 21 Aralık 2021, 12:46

Muratağa ve Sandallar köylerinde 14 Ağustos 1974 tarihinde terör örgütü EOKA-B  tarafından katledilerek, toplu mezarlara gömülen, Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından kimlik tespiti yapılan 11 çocuk şehit devlet töreniyle defnedildi.

Muratağa Sandallar Şehitliği’nde gerçekleştirilen devlet şehit cenaze töreninde acılar bir kez daha tazelendi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin hala devam ettiğini vurguladı.

Muratağa Sandallar ve Atlılar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır yaptığı konuşmada, soykırımın 47’inci yılında barışın değerinin ve savaşın acı yüzünün daha kolay anlaşıldığını ifade etti.

Aşır, Kıbrıs Türkü’nün 1974’ten bugüne Anavatan Türkiye sayesinde barış içinde savaşsız günler yaşadığını ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının 1963-1974 yılları arasında Rumların saldırıları sonucunda 103 köyden göç ettirildiğini hatırlatan Aşır, Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da yaşayanların Mücahit koruması olmaksızın her türlü baskı ve saldırılara karşı av tüfekleriyle kendini savunduğunu kaydetti.

Aşır 1974 Barış Harekatı sırasında  Rumlar tarafından bu 3 köydeki erkekler esir alındıktan sonra, savunmasız kalan çocuklar ve kadınların  vahşice ve topluca katledilmesinin insanlık için yüz karası olduğunu vurguladı.

Aşır, savaştan sonra başka yerde olup da kurtulanlar ile esirlikten kurtulanların çocuklarını, eşlerini, kardeşlerini, anne ve babalarını kucaklamak hayaliyle köylerine geldiklerinde kucaklayacak hiçbir yakınlarını bulamadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin hala devam ettiğini vurgulayarak, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması’ndan sonra Makarios’un “antlaşmayı Enosis’e bir sıçrama tahtası olarak gördüğü için imza attığı” şeklindeki  sözlerini hatırlattı.

Tatar, Kıbrıs’ta Kıbrıs Türklerine uygulanan katliamlara değinerek, “Kıbrıs Türk halkını adada etnik temizlikten geçirdikten sonra buranın Yunanistan’a bağlanacağını sanıyorlardı ama biz tabi ki direndik. 1974’ te Türkiye Cumhuriyeti’nin müdahalesiyle artık Kıbrıs’ta özgür, bağımsız ve hürriyet içerisinde onurlu ve şahsiyetli biçimde yaşamaya devam etmekteyiz” dedi.

Bugünkü (dünkü) cenaze töreninin büyük bir acı olduğunu ve Ahmet Aşır’ın konuşmasını büyük bir hassasiyetle dinlediğini kaydeden Tatar, “Bu ailelerin acılarını biz elbette hala daha taşıyoruz. Bu çocuklar, 3 yaşında 5 yaşında, en büyüğü 17 yaşında. Gerçekten bir insanlık dramı yaşanmıştır Kıbrıs’ta “ dedi.

“Karşımızdaki zihniyet, ne çocuk, ne bebek, ne yaşlı ne ihtiyar hiç dinlememiş” diyen Tatar, insanlık dışı, belkide dünya tarihinde görülmemiş bir katliamla  Kıbrıs Türk halkının yok edilmek istendiğini vurguladı.

Tatar,  “Bizim şehitlerimizin manevi huzurunda söyleyeceğimiz;  asla 1974 öncesine dönmek istemediğimiz, bizlerin bağımsız hür, özgür  yaşayabilmemiz için  mutlaka (Kıbrıs’ta  ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere baktığımızda) Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü devam ettirmesi, Türk askeri varlığının da bu huzur ve güvenin  yegane teminatı olduğunu bir kez daha dünya kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz” dedi.