
Başbakan Üstel: “Türkiye 1974’te Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtardı, bu tarihsel gerçek hiçbir konuşmayla değiştirilemez”
22 Ocak, 2026
Cumhurbaşkanı Erhürman: “Geçiş noktaları konusunda yeni ve yapıcı öneriler getirdik”
22 Ocak, 2026Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Türkiye’yi adada işgalci olarak” göstermesini eleştirdi; Hristodulidis’in tarihi gerçekleri çarpıtan ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir yaklaşım içerisinde olduğunu söyledi.
BRT’de katıldığı Manşet Artı programında Aziz Karaaziz’in sorularını yanıtlayan Öztürkler, Hristodulidis’in 2026’nın ilk yarısında üstlendiği AB Dönem Başkanlığı’ndaki önceliklerini açıkladığı konuşmada yer verdiği “İşgal altında bulunan tek AB üyesi ülke Kıbrıs” iddiasında yanıt verdi.
Adanın asli unsurlarından birinin Kıbrıslı Türkler olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal eden, darbe yapan ve Kıbrıslı Türkleri katleden taraf Rumlardır. Dolayısıyla bu söylemi kendisine iade ediyoruz” dedi.
Türkiye’nin AB sürecinin Kıbrıs meselesiyle bağdaştırılamayacağını belirten Öztürkler, Hristodulidis’in iddia ettiği gibi Kıbrıs meselesinin AB’nin sorunu olmadığını, aynı zamanda Brüksel’in de Rumlardan yana taraf olduğunu söyledi.
Öztürkler, AB’nin bu süreçte rol almak istiyorsa, 2004 Annan Planı döneminde verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiğini de hatırlattı.
Öztürkler, AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ev sahipliğinde Limasol’da düzenlenen Avrupa Konseyi çalışma toplantısına katılmak üzere adaya gelişi ve Lefkoşa’da Nikos Hristodulidis ile görüşmesini de değerlendirdi.
Öztürkler, AB liderlerine “Varil siyaseti”ni bırakmaları tavsiyesinde bulunarak, Kıbrıs Türk halkının iradesini görmezden gelen tek taraflı yaklaşımların çözüm üretmeyeceğini vurguladı.
Öztürkler, AB liderlerini sınır kapılarından yürüyerek KKTC’ye geçmeye davet etti.
Kuzey Kıbrıs’ta, önyargıların ötesinde, barışçıl ve çağdaş bir halkın dostane yaklaşımıyla karşılaşacaklarını kaydeden Öztürkler, Kıbrıslı Türklerin dünyaya açık olduklarını, AB’nin de bu gerçeği yerinde görmesi gerektiğini ifade etti.
Öztürkler, Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan arasında artarak devam eden üçlü ilişkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, Doğu Akdeniz’de kurulan bu eksenin Kıbrıs Türk halkını yok sayan ve Türkiye’yi dışlamaya çalışan bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi.
Öztürkler, bölgedeki enerji ve güvenlik politikalarının tek taraflı ittifaklarla değil, kapsayıcı iş birlikleriyle şekillenmesi gerektiğini belirterek, eğer tek taraflılıkta ısrar edilirse, bölgedeki gerilimin artacağını, oysa kendilerinin karşılıklı saygı ve işbirliği temelinde herkesin kazanacağı bir düzenin kurulmasını savunduklarını kaydetti

