Tatar: “KKTC’nin ayrı bir devlet olarak adadaki varlığını sürdürmesi için çaba harcayacağım”

Başbakan Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Kıbrıs’taki gerçekler ışığında Rumlarla bir ortaklığın Rumların tutumu yüzünden mümkün olamayacağının bilinci ile hareket edeceğini ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ayrı bir devlet olarak adadaki varlığını sürdürmesi için çaba harcayacağını ifade etti.

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün açıklamasına göre Tatar, önceki gün Paris’ten internet üzerinden yayın yapan TV-Radyo Anadolu adlı kanalın programına katılarak soruları yanıtladı.

Başbakan Tatar, Dünya Sağlık Örgütü’ne bir yazı yazdığını ve bu yazıda devlet, millet veya ırk tanımayan koronavirüs dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının olağanüstü şartlarda bir sınav verdiğini söyledi.

Başbakan Tatar açıklamasında şunları kaydetti:

“Dünya Sağlık Örgütü’ne yazdığım yazıda da belirttiğim gibi bu virüs ne devlet ne millet tanımıyor, herkesi etkiliyor. Dolayısı ile her şey bir yana bırakılıp bu virüsle mücadeleye odaklanmak lazım. Onlara şunu da belirttim; KKTC’de ki gerçekleri, başarılarımızı görmeleri lazımdır. Bize göre yaptığımız çalışmaların Dünya Sağlık Örgütü’nün tutanaklara geçmesini ve dünyaya paylaşılması insanlığın yararınadır. Siyasi nedenlerle bundan kaçınmamaları lazımdır.

Başbakan Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda projelerinin ne olacağı yönündeki soruya karşılık şöyle konuştu:

“Bu makamda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmak lazım, dünyaya anlatmak lazım, dünya ile iyi münasebetler kurmak lazım, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığını, egemenliğini bu coğrafyada Doğu Akdeniz’de hak ve çıkarlarının korunması için Türkiye Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler içerisinde olmak şarttır.

Kıbrıs Türk halkının gerçek beklentileri, ayrı bir halk olarak ayrı bir varlık olarak bu coğrafyada varlığını sürdürebilmektir. Bizim vizyonumuz ve misyonumuz, Kıbrıs’ın gerçeklerinde Rumlarla bir ortaklığın bu saatten sonra Rumların aşırı istekleri yüzünden mümkün olamayacağını görerek bu coğrafyada bu adada iki halkın, iki devletin yan yana barış ve işbirliği içinde yaşayabileceklerini anlatmak, bunu başarmaktır.

Biz bu adada Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamı ile var olmak istiyoruz.

Rumlar aslında Kıbrıs’ta üniter bir yapı istiyorlar. Yani kendilerini çoğunluk bizi azınlık olarak görüyorlar ve bizi idareleri altına almaya çalışıyorlar. Bunu asla kabul edemeyiz. Bu amaçla oynanan oyunlara artık dur demeliyiz.”