Yazdan kalma günler için Kıbrıs

İDİL DEMİREL

Kasım ayına adım attık. Her ne kadar birkaç gündür şehirde sıcak hava hüküm sürse de önümüz soğuk kış günleri. Hepimizin içindeki yaza özlem artmışken hadi o zaman rotayı yazdan kalan sıcak günleri yaşayabileceğimiz KKTC’ye çevirelim…

İstanbul’da yaşadığımız pastırma yazı havası hepimizde yaz özleminin artmasına neden oldu. Günlerdir havanın güzel olduğu, yaz atmosferinin devam ettiği ve çok da uzak olmayan bir yerlere gitme hayalleri içindeyim. Tabii ki bu seyahat rotası belirleme çalışmaları sırasında kendimi seyahat acentalarının Kıbrıs turlarına bakarken buldum. Havanın 25- 30 derece arasında seyrettiği KKTC, yakınlığı ile de ilk tercihler arasında yer alıyor.

1.5 SAATLİK UÇUŞ
Havaalanının dış hatlar terminalinden bineceğiniz uçakla Kıbrıs’a yaklaşık 1.5 saatlik bir uçuşun ardından ulaşabilirsiniz. Pasaport ya da nüfus cüzdanıyla ülkeye giriş yapabilirsiniz. Lefkoşa’da bulunan Ercan Havalimanı’ndan ülkeye giriş yaptıktan sonra Girne’ye yaklaşık yarım saatlik bir araba yolculuğuyla ulaşabiliyorsunuz. Zaten çok büyük ihtimalle iki ya da dört günlük bir kısa mola için bu şehirdeki büyük otellerden birini tercih edeceksiniz. Yani büyük ihtimalle deniz kenarında yazdan kalan günlerin tadını çıkaracaksınız. Ama yine de hatırlatmak da fayda var, Lefkoşa ve Girne birbirine oldukça yakın. Araba kiralayıp Lefkoşa’ya giderek, akşam saatlerini bambaşka bir şehirde keyifle geçirmenin tadını çıkarabilirsiniz. O zaman başlıyoruz Lefkoşa’dan anlatmaya… KKTC’nin başkenti olan Lefkoşa, Yeşil Hat ile adlandırılmış bir sınırla bölünmüş bir şehir. Bu özelliği nedeniyle de dünya üzerinde ikiye bölünmüş tek başkent… Bu şehirde gündüz vakitlerini çeşitli müze ziyaretleri ve şehir turlarıyla değerlendirebilirsiniz. Ne de olsa Lefkoşa, ülkenin en önemli kültür, sanayi, ticaret ve ulaşım merkezi. Derviş Paşa Konağı ve şehri çevreleyen yaklaşık 5.5 km uzunluğundaki surlar başlıca görmeniz gereken yerler. Haydar Paşa Camii, Selimiye Camii, Venedik Sütunu, Büyük Han, Bedesten şehirde gezmeniz gereken en önemli noktalar arasında yer alıyor. Kente yakın yerlere de şöyle bir uzanıp bakabilirsiniz. Mesela Beşparmak Dağları’nın güneyindeki Mesarya Ovası, doğu sahili boyunca uzanan Gazimağusa kenti ve Salamis antik kenti gibi…

EN POPÜLER TATİL ROTASI
Güneyi Beşparmak Dağları, kuzeyi ise Akdeniz olan Girne; KKTC’nin en popüler tatil rotası. Marinayı çevreleyen yarım ay biçiminde dizilmiş restoranları, eski Venedik evleri, yürüme mesafesindeki alışveriş merkezi ile keyifli. Gitmişken Girne Kalesi’ni, kalenin içindeki Batık Gemi Müzesi’ni, St. Hilarion Manastırı’nı, Halk Sanatları Müzesi’ni de görebilirsiniz. Bir de Boğaz Şehitliği ile Ağa Cafer Paşa Camii’ne gittiniz mi şehirde tarih adına görülmesi gereken her noktayı görmüşsünüz demektir. Girne bazı kaynaklara göre M.Ö. 10’uncu yüzyılda Akalar tarafından kurulmuş bir şehir. M.Ö. 4’üncü yüzyılda Pers hakimiyetine geçiyor. Lüzinyanlar ve Cenevizlilerin saldırıları ve hakimiyeti şehirdeki tarihi dokunun şekillenmesinde etkili. Şehir merkezi her Akdeniz şehri gibi keyifli, hareketli ve neşeli… Üniversite şehri olmasının da etkisiyle atmosfer de eğlenceli.

EĞLENCEYE DOYMAK
KKTC dendiğinde hepimizin aklına, deniz-güneş, oyun alanları, gece kulüpleri ve eğlence merkezleri geliyor. Yani oraya gitmişken eğleneceğiniz kesin. Ve en başından söyleyelim Kıbrıs demek kahve ve hellim demek. Gezi dönüşü sevdikleriniz için küçük hediyeler alabilirsiniz. Vergilendirmedeki farklılık nedeniyle birçok ürün de Türkiye’ye göre daha ucuz. Ayrıca gümüş işleri, kilim ve halılar, özel dokumalar, deri ürünleri ve elişi danteller kesin olarak kalbinizi çalacak. Hediyelerle ilgili fikir de verdiğime göre size sadece KKTC’nin tadını çıkarmak kalıyor. Tüm günü kaldığınız otelin plajında geçirebilirsiniz ya da şehirde keyifli bir tura ve tarihi keşfe çıkabilirsiniz. Emin olun çok mutlu, dinlenmiş ve keyif içinde döneceksiniz şehre…

KAYNAK: SABAH GAZETESİ